Bugun...



Eski Adalet Bakanımız, büyüğümüz İsmail Müftüoğlu'nun düşündürücü yazısı

Mehmet Akif der ki; Oyuncak sanmayın ahlak-ı milli, ruh-u millidir Onun iflası en korkunç ölümdür, mevt-i küllidir Ahlaken çökmüş bir millette, birlikten bahsedilemez. Zira insan insanın kurdu haline gelir....

facebook-paylas
Tarih: 14-06-2021 12:26

Eski Adalet Bakanımız, büyüğümüz  İsmail Müftüoğlu'nun düşündürücü yazısı

MEĞER TAŞA TOHUM EKİLMEZ İMİŞ
İsmail MÜFTÜOĞLU
i-muftuoglu@hotmail.com
 
En güzel ahlak, her türlü haramdan sakınmaktır, helal olana koşmaktır. 
Zulüm ve ahlaksızlık insanları helake sürükler, perişan eder. 
Sağlam cemaat rahmet, tefrika ise azaptır. 
Açlık ve ahlaksızlık insanı leşlere razı eder. 
 
Ahlak; insanın iyi veya fena hareketleri yekûnu anlamına geldiği gibi, doğuştan ve sonradan kazandığı zihni ve ruhi haller anlamına da gelir. Fıtrat gereği gelenler istikametlendirir, geleneksel gelenler ise temkini gerektirir. Çünkü bir milletin ahlakı, dişler gibidir. Çürüğü oranında dokunulunca acır ve insanı rahatsız eder. Milli ve manevi ahlakını kaybetmiş milletler de, her şeyini kaybederek çöker.   
Tarihen sabit olduğu gibi, milletlerin parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan dolayı çöktüğünü bilenlerdeniz. Ahlakın bozulması nefsi doyumsuzluklarla başlar, ihtirasla da yerle yeksan olur. Malumdur ki ahlakın ve maneviyatın yok olduğu yerde, milletin de maneviyatı olmaz. Böylece devleti ayakta tutan ana direkler kırılır ve devletler enkaza dönüşür. 
Bu durumların olmaması için, bir ülkenin sanayileşmesinden, ekonomik güç haline gelmesinden önce, o cemiyetin ve idare edenlerin ahlakı düşünülmelidir. O zaman millete ait olanlar çalınmaz, devlete ait kalır. Bir ülkede huzur, kuvvet ve servetten ziyade, adalet ve ahlak sayesinde sağlanır. Çünkü ahlakı çökmüş bir milletin payidar olduğu görülmemiştir. 
Mehmet Akif der ki;
Oyuncak sanmayın ahlak-ı milli, ruh-u millidir
Onun iflası en korkunç ölümdür, mevt-i küllidir
Ahlaken çökmüş bir millette, birlikten bahsedilemez. Zira insan insanın kurdu haline gelir. O zaman da ortam kaosa dönüşür. Ahlaksızlık zirve yapar ve karanlık bir kâbus gibi toplumun üzerine çöreklenir. 
Onun için ahlak, ekmekten de, giyeceklerden de daha önemlidir. Allah insanı eşref-i mahlûkat olarak yaratmış, terkibinde, takviminde hiçbir şeyi eksik bırakmamıştır. Bunun temel anayasası ise Kur’an ahlakıdır. Yine Mehmet Akif der ki;
Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır
Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır
Demek ki, ahlaklı olmanın temel şartı, şan, şeref, makam ve mansıp değil, Allah korkusudur. Muhammed İkbal de der ki; “Milli ahlakın olgunluğu hak dine tabi olmakla elde edilir.” Günümüze baktığımızda, her meselede tantana, saltanat ön planda görülür. Alayu valalardan, sirenlerden yol bulup, kendimize bir türlü dönemiyoruz. 
Kul hakları ihlal ediliyor. Bu durum ahlakın çökmekte olduğunu gösteriyor. “Aptallığın en büyüğü övmede ve yermede aşırılığa gitmektir.” Ama biz vur diyince maalesef öldürüyoruz. İnsanın kendi kusuru, ahlaksızlığı toplumu rahatsız edecek derecelere varınca, toplumun ahlakını bozmakta ve ahlaksızlık revaç bulmaktadır. Nitekim sokaklarımız, caddelerimiz bunun örnekleriyle doludur. Erkek tiplerine baktığımızda büyük bir şaşkınlık yaşıyoruz. Kadınlar da mahrem yerlerini teşhirde adeta yarışmakta, buna karşı ahlaklı görüntü verenlerin vicdanı ‘tın’ bile etmemektedir. Onun için ülkemizde ahlaksızlık zirveye tırmanırken, ahlakın ise çökmekte olduğunu görüyoruz. 
Tarihin şahadetiyle sabittir ki, ahlakın bulunmadığı yerde kanunlar maalesef uygulanamaz hale gelir. Avrupa Birliği uyum yasaları, Türk Medeni Kanunu ve Ceza Kanunu değişiklikleri, milletlerarası antlaşmalar bir nevi el ele vererek, ahlakımızı çökertmektedir. Ailede huzur kalmadı, sokaklar kirlendi, toplum hâlâ uykuda, doğruyu vurgulayanlar da yerilir durumda. Böyle bir neslin istikbalinden emin olunabilir mi?
Sonuç olarak diyebiliriz ki, “Ahlakı güzel olana her taraf vatan, ahlakı çirkin olana her taraf zindandır.” Ayrıca ifade edelim ki; “Bırak saraylarda mermer olmayı, toprak ol; Bağrında güller yetişsin.” (Mevlana)
Topluma ve idarecilerimize baktığımız zaman da diyoruz ki; “Ben gönlümü toprak sandım taş imiş; / Meğer taşa tohum ekilmez imiş.” 
Rahman ve Rahim,
Kadir ve Muktedir,
Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.
“Ya Rabbi bu haftayı bize hayırlı ve bereketli kıl. Hayırlara yakın, şerlere uzak eyle.”       
Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Cağaloğlu – 14.06.2021



Kaynak: Müslüman Dünya

Editör: Eyüphan Kaya

Bu haber 570 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Eğitim Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI