Bugun...



Kaya: "Bu Ülke Samavi’lere Borçludur!" dedi.

Devleti Aliyeyi Osmaniye Cumhuriyete dönüşünce yönetim boşluğu yaşandı, kimi nitelikli insan bu yeni sisteme mesafeli durdu, kimisi de yönetime talip oldu ama yetenekleri buna elvermedi. Kurucu meclisin neden karar yeter sayısı olmadığı halde feshedildiğini düşürsek meselenin aslı anlaşılıyor aslında. Mustafa Kemal ve etrafındakiler kurucu meclise söz geçiremiyorlardı da ondan dolayı meclisi feshetti.

facebook-paylas
Tarih: 11-09-2022 18:33

Kaya:

Bu Ülke Samavi’lere Borçludur!

 

Devleti Aliyeyi Osmaniye Cumhuriyete dönüşünce yönetim boşluğu yaşandı, kimi nitelikli insan bu yeni sisteme mesafeli durdu, kimisi de yönetime talip oldu ama yetenekleri buna elvermedi.

                       

Kurucu meclisin neden karar yeter sayısı olmadığı halde feshedildiğini düşürsek meselenin aslı anlaşılıyor aslında.

Mustafa Kemal ve etrafındakiler kurucu meclise söz geçiremiyorlardı da ondan dolayı meclisi feshetti.

İkinci meclis yani cumhuriyeti ilan eden meclis atama yoluyla gelen vekillerden oluşuyordu, dolayısıyla birilerinden gelen işarete göre el kaldırıp el indirecek kimselerdi.

Zaten o gün bu gündür meclisi istediğimiz kaliteye ulaştıramadık.

Bu şekilde hem var, hem yok ikilemi arasında yaşayan meclis bir türlü halk adına varlığını gösteremedi, dolayısıyla devlet erkleri pamuk ipliğiyle bir birine bağlıydı. Şaka bir yana 12 Eylül öncesi 100’den fazla yapılan oylama turlarına rağmen meclis bir türlü cumhurbaşkanını seçememişti. Ona göre ülkede de bir başı boşluk bir kavga ve kargaşa vardı, Aslında Askeri cuntanın darbesi kimi vatandaşlarımızı memnun etmişti, ama asıl kabahatları yetkiyi eline aldıktan sonra yaptıkları zulümler oldu.

Bu anarşinin başını da okullar çıkıyordu, onun için devlete ilk baş kaldıranlara “Talebe” diyorlardı.

12 Eylül sonrası kapımızı çalan bir dilenciye yaşlı olması hasebiyle “neno biz talebeyiz, verecek paramız yok” deyince, nene irkildi ürkek bir sesle “talebe mi? Allah korusun yavrum” deyip kapımızdan uzaklaşmıştı.

İhsan Parçacı adında bir çocukluk arkadaşım, üçüncü dereceden de yakınım birkaç arkadaşıyla 12 Eylül darbesinden sonra köyüne sığınmışlardı, üç- beş kişiydiler, birkaç ay sonra köyün kırsalında onlardan ikisini öldürdüler, birini de yakaladılar, ama İhsan Parçacı’nın yakın akrabalarından 70 yaşındaki aile fertleri dahil 6-7 kişiyi alıp götürdüler 6 ay sorguya tabi tuttular, o günlerde gözaltına alınanların başına gelenleri, gelin 16 yaşında bir lise talebesi olan ve 7 yıl Diyarbakır cezaevinde kalan Abdurrahim Semavi’den dinleyelim.

 

ABDURRAHİM SEMAVİ: 90 GÜNDE 90 YILLIK ÖMRE BEDEL İŞKENCE GÖRDÜM

 

Mardin’in Nusaybin ilçesinde doğan Abdurrahim Semavi, Diyarbakır Cezaevi’nde yaşadıklarını CNN Türk’e şöyle anlattı.

“Lise 2 öğrencisiydim. Okula gitmeye başladık. 3 Aralık’ta okula yaklaşık 400 civarında askerle operasyon yapılarak alındım” diyen Semavi ilk olarak Nusaybin Tank Taburu’nda tutulduğunu söyledi ve “Mardin’de 90 gün boyunca 90 yıllık ömre bedel bir işkence gördüm. Doğuda, güneydoğuda ve belki İç Anadolu’da yapılan işkencelerin doruğu yaşanıyordu” dedi.

Gözaltında nerede yemek yediğini ya da kime selam verdiğini söylemenin bile o kişilerin yakalanmasına neden olduğunu belirten Abdurrahim Semavi, “O 90 gün iradeyi korumak olağanüstü bir güç gerektiriyordu” diye konuştu.

Mardin’den 93 gün sonra Diyarbakır Cezaevi’ne sevk edildiğini aktaran Semavi, o günleri şöyle anlattı: “O dönem Diyarbakır Cezaevi’nde yaşananlar geniş kitlelere yansımamıştı. 6 yıl, 7 ay 11 gün kaldım ama hep tutukluydum. Cezam kesinleşmemişti. Hücrelerde ilk tanıştığımız bir köpekti. Co isminde cezaevi iç emniyet amiri olan Esat Oktay Yıldıran’ındı. Köpeğe ya istendiği gibi tekmil verilmesi gerekiyordu ya da sizi tırmalardı ve kanı da yalardı.”

 

Abdurrahim Semavi, bir gün kendisine çikolata verileceği söylendiğinde onun yerine ağzına tıraş köpüğü sıkıldığını ifade etti ve “Banyo yapmak ister misin dediklerinde, bunun aşağıdaki foseptik çukuru olduğunu herkes biliyordu. Yemek yemek istersen fare ikram ederlerdi” dedi.

Hakkarili ve Türkçe bilmeyen 83 yaşındaki bir muhtarın marşları ezberleyemediği için şiddete maruz kaldığını söyleyen Semavi, “O yaşlı muhtarımız komalık oldu. Yaşlı amca daha sonra vefat etti” dedi.

O dönem görüşmede Kürtçe konuşmak yasak olduğundan dolayı babasının Türkçe bilmeyen annesine Nusaybin’den Diyarbakır’a gelene kadar “Oğlum nasılsın?” cümlesini öğretmeye çalıştığını belirten Abdurrahim Semavi, “Annem ‘Oğul nasıl?’ diyebildi ve yığıldı. ‘Bu benim oğlum değil, benim oğlumu getirin’ diye Kürtçe çığlık attı. O çığlıkla beraber tekmeleye tekmeleye uzaklaştırdılar” diye konuştu.

“Diyarbakır Cezaevi’nde en can alıcı şey çığlık duymaktır” diyen Semavi, Özal döneminde erken tahliye olduğunu söyledi ancak faili meçhule gitmemek için annesinin babasının cenazesine bile vasiyetlerinin de gereği olarak gidemediğinin altını çizdi.

“Allah bize cezaevinde hidayet nasip etti. Kur’an ile tanıştık” diyen Semavi, “Bugünkü Cumhurbaşkanımızdan özellikle Diyarbakır Askeri Cezaevi’nin onur müzesi haline dönüştürülmesi talebinde bulundum” ifadelerini kullandı.

 

Bu kadar zulmü yaşadıklarına rağmen bu gün hayatta olup, dimdik ayakta olup  ülke bütünlüğü içinde Kürt meselesinin çözümü için fikir üretiyor, çalışıp çabalıyorsa bunun değerini bilmek lazım. İşte görüyorsunuz FETÖ münasebetiyle görevden atılanların yakınları bile hemen veryansın ediyor.

 

"Bu ülke Semavi’lere borçludur" demek içinden geldi. Ayrıca o süreçte bölgede yaşayan her insan anlatılması zor haller yaşadı, olan oldu, önemli olan bu zulmü unutmamak, hak ve adalet kavramı etrafında kenetlenmek, bu milletin huzur ve selameti için taş üstüne taş koymaktır.

Ayrıca bir Kürt vatandaşımız terör ve anarşiye baş vurmadan, başkasına hakaret etmeden ne derde desin “haklısın kardaş” dememiz gerekiyor.

Ben sivil hayatta yaşadıklarımı/şahit olduklarımı anlatırsam, bir kez daha kahr olacaksınız en iyisi kalsın.

Allah bu memleketin, bu milletin sonunu hayr eylesin.

Amin demeniz dileğiyle.

Eyüphan Kaya

İnsan Hakları Cemiyeti Genel Sekreteri




Kaynak: müslüman dünya

Editör: eyüphan kaya

Bu haber 474 defa okunmuştur.


Etiketler :
Ali Görür / 12-09-2022 10:21:00

Evet, evet... bu ülkede ne zulümler oldu!? Hey dünya hey!



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Ulusal Haber Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI