Bugun...



Kayan Hoca anlattı: "Süleymaniye Camisinde Tebliğ var" dedi.

Ramazan Kayan hocamızın konferansından bir kesit dinledim, keyif aldım, huzur buldum, umut var oldum, sizinle de paylaşmak istiyorum. Süleymaniye camisinde bir iftar yemeğine katılan Kayan hoca gözlemlerini şöyle anlatıyor. Kültürler arası İletişim Merkezi Vakfı(KİM Vakfı) yönüyle orijinal bir vakıf. Yakından tanıdığım Vakıf başkanı Mustafa Karaca diyor ki...

facebook-paylas
Tarih: 31-08-2022 18:37

Kayan Hoca anlattı:

Ramazan Kayan hocamızın konferansından bir kesit dinledim, keyif aldım, huzur buldum, umut var oldum, sizinle de paylaşmak istiyorum.

Süleymaniye camisinde bir iftar yemeğine katılan Kayan hoca gözlemlerini şöyle anlatıyor.

Kültürler arası İletişim Merkezi Vakfı(KİM Vakfı) yönüyle orijinal bir vakıf. Yakından tanıdığım Vakıf başkanı Mustafa Karaca diyor ki,

“Ben insani yardım vakfı vasıtasıyla bir çok yardım faaliyetlerinde bulundum. Baktım ki, bu yardım faaliyetleri artık oturmuş ben olmasam da yürür. Düşündüm ki bazı insanların bu tür maddi yardımlara ihtiyaçları yok, bunların hidayete ihtiyaçları vardır.

Bu münasebetle İstanbul’da Filoloji(Dil bilimleri) okullarında okuyan, dindar bir kişiliğe sahip, sivil toplum kuruluşlarıyla ilgisi olan, 200 öğrencinin bilgi belgelerini aldık, bunlardan 80 tanesi şu anda bu bu projede faal çalışıyor.

Gelen turistlerin çoğu tarihi eserlere gidiyor özellikle de camilere tabi.

Ayasofya Camisine genelde Haçlı ruhuyla gidiyor.

Sultan Ahmed Camisine giden genelde sanat ve estetik için gidiyor,

Süleymaniye Camisine giden ise genelde araştırma ruhuna sahiptir.

Dolayısıyla KİM Vakfı olarak Süleymaniye’yi pilot Cami olarak karar verdik, burada çalışmalarımıza devam ediyoruz.

İftara gittiğim gece 17 turist iman etti. Ramazan sonunda toplam 70 kişi iman etti. Bir yılda Müslüman olanların sayısı 2020 kişi. Demek ki ihlasla işimize odaklanırsak Allah kapıları açıyor.

Bu işi nasıl başardınız? sorusuna bir gencin verdiği cevap beni bitirdi. Dedi ki; “hocam mahşer günü Allah bize sunu sorarsa, binlerce ötelerden ayağınıza insan gönderdim, siz onlara hakkı hakikati anlattınız mı? Sorusuna cevap verebilmek için çalışıyoruz”.

Bir başka gün çalışmalarını takip etmek için gittim, baktım ki bir genç bir çok dil konuşabiliyor, etrafındaki turistler pürdikkat onu dinliyorlar, sordum, kim bu kardeşimiz dediler ki Birezilya'lıdır iman ettikten sonra Papas olan babasıyla bir türlü anlaşamamış ve kalkmış buraya gelmiş 7/24 tebliğ projesinde çalışıyor.

Kimi Amlanya’dan, kimi İtalya’dan, kimi Rusya’dan gelmiş, imanla müşerref olmuş, bu projeye katılmış Allah rızası için çalışıyor.

Sahabeyi kiram imanı, İslamı anlatmak işin binlerce yol kat ediyorlardı, bu gün dünyanın dört bir yanında insanlar yanımıza geliyor.

Yıllık ortalama 50 milyon turist Türkiye’ye geliyor, bunların 20 milyonu İstanbul'a geliyor. Çoğu da yukarıda adını verdiğimiz camilere gidiyor.

Mesele bu kardeşlerim, o zaman yarından tez yok, bu KİM vakfının bir Şubesini şehrimizde açmamız lazım.

Oturup Allah rızası için muhakkak en az bir dil öğrenelim. Geçende bizim ulucamimize gitmiştik, müslümanın biri bir turistin kolunu, sırtını sıvazlıyor, turist sordu, “bu adam ne yapmak istiyor?” dedi, Emekli bir İngilizce öğretmenine o da adam sordu niye kolunu, sırtını ovalıyorsun? onu sevdim keşke Müslüman olsa dedi. İşte halimiz bu.

Tembeliz, tembeliz, tembeliz.

Ben emekli olduktan sonra sivil toplum çalışmalarına vakit ayırıyorum diye birileri nedeyse beni akılsızlıkla itham edecek. Birilerine göre iş dediğin para getirmeli.

Peki bir Müslüman “emri bil maruf, nehyi anil münker(İyiliği emredip, kötülükten sakındırmak)” görevini yerine getirmekle yükümlü değil mi? İslam dinini başkasına anlatma yükümlülüğü yok mu? “İşe git gel, ye içi, rahat yaşa gerisine karışma” diye bir din var mı? Hani insan yer yüzünde Allah’ın halifesiydi, bu vasfa bu başıboşluk yakışıyor mu?

Bu gün dünya yarın ahret bu atmosferde yaşamakla yükümlüyüz, Peygamberimiz aleyhiselatu vesselam “Bir kişinin iman etmesine vesile olursanız dünya ve içindeki her şeyden daha hayırlıdır” buyuruyor. Ümmetinden bir fert isek bu sevabı kazanmak için çalışıp çabalamamız gerekmiyor mu?

Gerisini hep birlikte düşünelim artık.

KİM vakfını kuran, destek veren, bir şekilde katkıda bulunan ve Ramazan Kayan hocamız gibi ihlas ile, akıcı bir dille anlatıp, Müslümanların duygularını okşayan, hak adına adım atmamız vesile olanlardan Allah razı olsun.

Amin demeniz dileğiyle.

Derleyen; Eyüphan kaya

Genel yayın Yönetmeni




Kaynak: müslüman dünya

Editör: eyüphan kaya

Bu haber 638 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Uluslararası Haber Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI