Bugun...



Türkiye Aile Meclisi Başkanı ADEM'den KADEM'e TCA UYARISI!

Türkiye Aile Meclisi: KADEM'in Kadim Aile Medeniyetimizin genetik kültürel kodlarıyla oynamasına seyirci kalmak; ailemizin neslimizin dilimizin dinimizin devletimizin imhasına üç maymunu oynamak ihanettir!.. Türkiye Aile Meclisi Basın Bülteni 31 Ekim 2022 Sayı:88

facebook-paylas
Güncelleme: 31-10-2022 06:53:11 Tarih: 31-10-2022 06:47

Türkiye Aile Meclisi Başkanı ADEM'den  KADEM'e TCA UYARISI!

Türkiye Aile Meclisi: KADEM'in Kadim Aile Medeniyetimizin genetik kültürel kodlarıyla oynamasına seyirci kalmak; ailemizin neslimizin dilimizin dinimizin devletimizin imhasına üç maymunu oynamak ihanettir!..

Türkiye Aile Meclisi Basın Bülteni 31 Ekim 2022 Sayı:88

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının desteğinde KADEM tarafından düzenlenen "5. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi", 4 ve 5 Kasım'da AKM Atatürk Kültür Merkezi'nde yapılacak.

 2 yılda bir düzenlenen zirvenin bu yılki ana teması "Kültürel Kodlar ve Kadın". 2014'ten bu yana düzenlenen zirvelerde, “kadının giderek artan ve çeşitli alanlarda maruz kaldığı cinsiyete dayalı ayrımcılık konusunun bir bütün olarak ele alınmasının amaçlandığı” iddia ediliyor.

Zirvenin teması, mekanı, zamanı, görseli baştan sona sorunlu. Görsel Vişnu ile başlayıp, Brahma ile devam eden ve Şiva ile sonuçlanacak olan Hind teslisi olarak bilinen Tanrının 3 yüzü (Trimurti) nin Vişnu dönemi bir Nazi sembolü olan gamalı haç ile tesmiye edilir ve Şiva hem erkek ve hem de kadın yüzü esintisi taşımaktadır.

O zamanın sonunda gelecek olan son Tanrıdır. O Hind teolojisine göre “Nihai Gerçek”tir. Adaleti tesis etmek için “tarihin sonu”nda “son hüküm” için gelen öfkeli bir tanrıdır.

Mitolojilerin arkasındaki Teoloji, siyasi gerçeklerle örtüşünce başka çağrışımlar da yapmaktadır. ABD başkan yardımcısı Hind kökenlidir, İngiltere’nin yeni başbakanı da.

Zirvenin afişindeki Şiva yüzündeki renkler ve görseller ilginç özellikler taşımaktadır. Orijinal Şiva’nın sol yüzü Tevrat’ta hikayesi anlatılan, Hz. Ademin Cennetten çıkmasına sebeb olan ve daha sonra Şeytanla buluşarak yoluna devam eden, teninin rengi Mor olan yerde bir erkek vardır. Aslında Şiva Çift cinsiyeti temsil etmektedir Sağdaki kadın çok renklidir. KADEM’in afişinde bütün olarak soldaki yüz, eksiksiz ve bütün olarak bir kadını temsil ederken, Sağdaki yüz parçalıdır. Siyahtır, sarıdır, kızıldır, esmerdir, Türk’tür, Kürt’tür, Hint’lidir. Başı örtülüdür, açıktır, mesleki kıyafetler sağda görselleştirilmiştir.

Zirve için 29 Ekim ile 10 Kasım arasındaki bir tarihin seçilmesi de ilginç ve mekan olarak Atatürk Kültür Merkezi’nin seçilmesi de. Bir sivil toplum, bir bakanlık, mesela neden AK Parti kadın Kolları Başkanlığı ayrıca orada değil. Ya da İttifak içi MHP Kadın Kolları. Adalet tartışılıyorsa bir Hukuk Fakültesi. Kaldı ki, zaten bunlar fiilen işin içindeler.

Konu dini açıdan ele alınmadığı için “Kültür kodları” üzerinden tartışılacak. TRT Spikerinin 10 Kasım’da dediği gibi “Ümmet’ten Birey’e geçiş”te dinin yerine “kültür” bir yaşam tarzı olarak, 1700'lere gelişte kilise ile derebeyler arasındaki 100 yıl savaşlarını bitirecek uzlaşıda, ferdin ruhunu kilise bedenini ulus devletler yönetecekti. Ulus devletler eğitim yolu ile yeni bir yaşam tarzını kilise ile birlikte belirleyecekti. O Amerikan kolejleri, Notra Dame de Sionlar, Alliance İsraileteler, Saint Benoitler, Saint Josephler bunun için, bu “Code”lere göre, “Mode”lere göre şekillendirildi. “Culturel Code”ler bu anlamda özel bir anlam taşımaktadır. Bu süreçte, 1789 devrimi sonrası Din, Ahlak ve gelenek yeniden tanımlanarak, Laikçi ve Sekülerist bir “yaşam tarzı” belirlendi. Modernizm adına bunun misyonerliği yapılırken, Akılcı felsefe, Bilimsellik maskesi altında yeni bir dünya düzeni inşa edilmeye çalışıldı. Malthuscu lilithci öjenik hareketler 300 meclisi de etkili...

Bugün Global resetle birlikte, TransHumanizm’e giden yolda, BİREY olarak, özellikle Anne olan kadının mitolojik hikayede olduğu gibi, Firavun döneminde bütün erkeklerin öldürülerek Kadınların ve kadınlığın yeniden tanımlanması girişiminde olduğu gibi bir durumla karşı karşıyayız.

“Kadın ve Adalet”  gibi bir tartışma tehlikelidir. Adalet, iki ayrı-farklı taraf için gereklidir. Tek taraflı adalet olmaz. Bugün bu maske ile ortaya çıkanların, CEDAW, İstanbul Sözleşmesi ve Lanzarote  ve dayattıkları TCA Toplumsal Cinsiyet Adaleti üzerinden sebeb oldukları adaletsizlikler ifsatlar fitneler ortada iken, Bu sözleşmelere dayalı yasal düzenlemeler, yönetmelikler, genelge-yönerge ve tamimlerle süreci içinden çıkılmaz hale getirenler, ortaya çıkan sorunlar için hiçbir çözüm sunmadan kadın ve adalet üzerinden söyleyeceklerinin ne olduğunu merak etmiyor değiliz. Bu sözleşmelere dayalı yasa ve yönetmelikler cinayetler fitne aynen devam etmektedir.      Terörden cinayetten fuhuştan KAOS fonlardan beslenenler; “içki kumar faiz fuhuş zina teşhircilik cinsi sapıklık yasaklansın mal varlıklarına el konulsun ve KISAS hayata geçirilsin ki bataklık kurutulsun” talebimize sessizler!..

Erkeklerin mağduruyetleri yetmiyormuş gibi aile dağıldı, çocuklar mağdur edildi, dağılan evlilikler akrabalar ve aileler arasında husumete sebeb olmuşken, asıl bir sorunlara çözüm bulmak gerekirken, Din, ahlak ve gelenek, Din, ahlak ve gelenek dışlanarak, Kişiyi BİREY GENDER olarak tanımlayarak girilen yolda varacağımız yer cennet olmayacaktır. Çözüm için önceahlak önceAile SEFERBERLİĞİ Başlatmalıyız. Fulbright Sözleşmesi iptal edilmeli..

Oğlu, kardeşi, babası ağlayan kadın mutlu olmaz. Dağılan ailelerde hiç kimse mutlu değildir. Anası ağlatılan bir toplum mutlu olmaz. Çocukları da NEET/NEİY olur hatta terör uyuşturucu KAOS /GLBTQPE Fuhuş lobisine gider.

Eğer arada bir rekabet, çatışma varsa ve bu yasa ile düzeltilebiliyorsa, bir de erkek yasası yetmez, bir de gelin-kaynana yasası çıkartılsın, ayrıca Damat-kayınpeder yasası çıkartılsın. Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü gibi Erkek Statüsü Genel Müdürlüğü, Çocuk Statüsü Genel Müdürlüğü GENDER/Cinsiyetsiz Müdürlükler kurulsun...

 

Eşitlik üzerinden yapılan tartışmalar da içi boş şeyler. Bazılarımız, bazılarımızdan bazı konularda üstündür. Asıl üstünlük takva iledir. Mutlak anlamda Erkek erkeğe, kadın kanına üstün mü ki erkek kadına ya da kadın erkeğe üstün olsun. Biz kadın ve erkek birbirini tamamlayan iki eksik parçayız. Allah bizi kişi/ferd şahsiyet olarak, parmak uçlarımız gibi farklı yarattı. Aynı şekilde bizi farklı kabileler halinde yarattı ki, tearüf edelim diye. Bilişelim diye, yardımlaşalım diye. Aileyi, yaratılış gayesi dışında tanımlayan, ferdleri birbirine kışkırtanlardan bu dünyada da, ahirette de davacı olacağız. Bu Allah’ın yaratıcılığına ve fıtrata karşı isyandır. Allah ve resulü bir Müslüman için vazgeçilmez bir rehberdir. Aile içi ihtilafları, arabulucuların girişimi ile çözmeyi emreden Allah’ın hükmü, kanun yapıcıların iradesi ile neshedilemez.

Bir seçim sath-ı mailindeyiz. Bu dünya Mü’minler için bir imtihan yeridir. Bu dünyada yaptığımız ve yapmamız gerekirken yapmadığımız, söylediğimiz ve söylememiz gerekirken söylemediğimiz her sözün hesabının verileceği bir gün var. Bugünkü seçimlerimiz, ahiretteki ikamet adresini belirleyecektir.

-İstanbul sözleşmesinden geri çekilme konusundaki siyasi iradenin devamı olarak, sözleşmeden geri çekilme adına hukuki süreç başlatılsın ve diğer sözleşmelerden de aynı şekilde, mesela Lanzarotedeki, çocukların cinsel eğilim-yönelim, deneyim sonrası tercihle belirleyeceklerine ilişkin biyolojik cinsiyeti sona erdirmek, yerine toplumsal cinsiyeti ikame etmek isteyenlerin kirli planlarına engel olunma ve bu yöndeki diğer sözleşmelerden de CEDAW İKLİM DSÖ NATO AB geri çekilmek için İMF Defol dediğimiz gibi birr irade ortaya konulsun. 15Temmuz Darbesi ve PKK Terörü arkasındaki NATO ABD KAOS Üslerine defol diyelim!...

 

-Nufus cüzdanlarındaki “toplumsal cinsiyet kimliği”ni tanımlamak için kullanılan GENDER tanımı kaldırılsın ve biyolojk cinsiyet tabanlı kimlik tanımına geçilsin. TCA/TCE savunanlara soykırım insanlık suçundan ceza

-Aile mahkemelerinde kadının beyanını esas alan uygulama kaldırılsın, arabuluculuk müessesi ihya edilsin, 44 ilde kaldırılan çocuk haczi 81 vilayette kaldırılsın, nafaka konusunda adalet sağlansın,

-Eskiden nüfus cüzdanlarında anne-baba adı, soyadı dışında unvan ve mahlaslara yer verilirken, hatta din ve mezhep haneleri bulunurken, bugün bunlar tek tek kaldırılarak kimliksizleştirme yönünde Kişiyi bütün aidiyetlerinden bağımsız bir BİREY’e GENDER'e dönüştürme yönünde yapılan düzenlemelerden vazgeçilsn

Bu duygu ve düşüncelerimizi AİLE konusunda çalışan cemiyetler olarak, her ne kadar afişte KADEM ve Aile Bakanlığı olsa da, doğrudan Cumhurbaşkanımızın katılımının da olduğu gözönünde bulundurulursa, yönetim erkine, ilgili bakanlıklara, AK Parti Kadın kolları başkanlığına, birlikte hareket eden Siyasi Partiler, âlimler, önderler, yazarlar, STK’lar, Bürokratlar ve Akademisyenlerle, Mediaya ileterek uyarı vazifemizi yapmış oluyoruz!

18 Haziran 2023 Seçimleri #VaroluşSavaşı'mız; #önceAile Tüm Partilere Soru(nu)muz Şu!:Can mal akıl nesil dil din mi önceAhlak mı? Ya da CEDAW İstanbulSözleşmesi 6284 TCA/TCE GENDER DSÖ İklim GDO Gıda maskeli ifsatmı?

“Cehennem yolları iyiniyet taşları ile döşelidir” “Zehri altıntas içre sunarlar, bal onun suç ortağı”... hud113/112  nur19/55

Adem Çevik, Türkiye Aile Meclisi Sözcüsü https://t.me/BASINaciklamasi www.ailehaklari.org www.t.me/milliirade ailehaklari@gmail.com +902124365966 K/ADEM Zirvesi https://kadinveadaletzirvesi.org/  www.kademvakfi.org.tr  https://twitter.com/AdaletPlatformu/status/1586776481732202499?t=0BozRkZDiBRnDpx0Ymn6sg&s=19




Kaynak: müslüman dünya

Editör: eyüphan kaya

Bu haber 686 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Ulusal Haber Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI