Bugun...


Adem Çevik

facebook-paylas
TC/GENDER Maskeli Cinsiyetsiz Ahlaksız Ailesiz Toplum Kaos Operasyonunu Durduracağız
Tarih: 25-08-2022 15:23:00 Güncelleme: 25-08-2022 15:23:00


Dünya Aile Birliği AntiGender sözcüsü Adem Çevik'den Kimliklerdeki GENDER’e Karşı DAVA! TC/GENDER Maskeli Cinsiyetsiz Ahlaksız Ailesiz Toplum Kaos Operasyonunu Durduracağız

 

GENDER” TANIMI, FITRAT, DİN, AHLAK, VE HUKUKA AYKIRI

 

DEF (Dünya Ekonomi Forumu Başkanı Klaus Martin Schwab “Global digital kimlik” ve “Deri altı Chip’li kimlik” çağrısı yaptığı gün, Aile Platformu başkanı Adem Çevik İçişleri Bakanlığına bir dilekçe göndererek kimliklerdeki GENDER hanesinin iptalini, ya da kendisi için “X” tanımı yapılmasını istedi. “Toplumsal cinsiyet kimliği” kategorisinde bir kimlik tanımı yapılmasına karşı çıktı. Çevik “Bu fıtrata karşı suçtur” dedi. GENDER şeklinde tanımlanan “toplumsal cinsiyet kimliği”nin “Biyolojik cinsiyet” kimliğini tedavülden kaldırmaya yönelik, Allah’ın yaratışına karşı bir meydan okuma olduğunu söyledi.

 

Hafta başında Gerede’de nüfus cüzdanındaki GENDER hanesine, hz. Adem’e gönderme olarak, İngilizce “Adam” yazılmasını talep Adem Çevik’in bu itirazı kabul edilmemiş ve toplumsal cinsiyet kimliği olarak cinsiyeti “m” olarak işaretlenmişti. Çevik, “Ben kendini öyle hissetimim, yönelik, eğilim ve deneyimle ulaştığım bir kimliğe sahip değilim. Ben yaratılıştan bir kimliğe sahibim. Oldu bitti, bir emrivaki ile bana bir kimlik dayatılamaz. O zaman akışkan ve değişken bir cinsel kimlik taleb edersem, beni hangi yasa ile hangi kategoride değerlendireceksiniz” dedi.

 

Adem Çevik, İçişleri bakanlığına gönderdiği 15 sayfalık dilekçesinde, İstanbul sözleşmesinin meclisten yayınlanmak için resmi gazeteye gönderilirken metinde “Toplumsal cinsiyet” tanımı ile ekleme yapıldığını, sözleşmeden geri çekilme iradesine rağmen, bütün hükümlerin yasalarda mevcut olduğunu ve uygulamanın bu mevzuata göre devam ettiğini söyledi.

 

Çevik, sandıkta oy kullanırken, seçmenlerin bu ve plandemi konusunun seçmen tercihlerinde belirleyici olmasını beklediklerini de söyledi.

 

Adem Çevik’in İçişleri bakanlığına gönderdiği dilekçenin bir suretide, ilgi, bilgi ve gereği için başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere, Diyanet işleri başkanlığı ve YÖK ile birlikte, Adalet, aile, sağlık, gıda, dışişleri, ulaştırma, çevre, sanayi bakanlıklarına da gönderildiğini de söyledi. Ayrıca TBMM başkanlığı grub başkanlıkları, ilgili komisyonlara da bu dilekçenin birer sureti gönderildi.

 

Dilekçe aynen şöyle:

 

 

https://twitter.com/AdaletPlatformu/status/1562491223772123137?t=NnNuna8VyR0S7xVoupy04w&s=09

 

 

http://bncmedyahaber.com/haber-gender-tanImI-fItrat-din-ahlak-ve-hukuka-aykIrI-7752.html

 

 

 

 

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NA

ANKARA

 

24.8.2022

 

TALEB EDEN :ADEM ÇEVİK

Vatandaşlık No:124......

Adres: İstanbul Güngoren Merter Mete sk.4/34

Erişim:Tel: 05327036115 ailehaklari.org t.me/milliirade

Türkiye Aile Meclisi, ANTİGENDER HAREKETİ @AdemCevik

t.me/DunyaAileBirligi https://t.me/SectikleriniDenetle SEDE

KONU :19 Ağustos 2022 tarihli ŞAHSİYETSİZ ve KİMLİKSİZ DEĞİLİM GENDER olmayı ret ediyorum . Kimlik ve Pasaportlarımıza ADEM/HAVVA ingilizce ADAM/EVE yazılmasını talep etmeme rağmen 22 Ağustos 2022'de yeni kimliğimi maalesef cinsiyeti GENDER dayatması yazılarak geldi. Talebim kimliğimin X cinsiyeti olarak kimlik kartında GENDER maddesinde kaydedilmesidir.

Nufus cüzdanımda GENDER şeklinde, biyolojik cinsiyetim yerine, yasalarca korunan ve dezevantajlı bir topluluk üyesi olmakla pozitif ayırımcılığa tabi “Din, Ahlak, Gelenek, Biyolojik cinsiyetten bağımsız bir BİREY” olarak, “Toplumsal Cinsiyet Kimliği”ni ifade eden GENDER yazması sebebi ile, katalog olarak tanımlanan LGBTQI+ dışında, (+) olarak, kendimi değişken ve akışkan bir kimlik tanımı olarak “X” şeklinde tanımlamak istediğimden, konunun incelerek, hakkımda yeni nüfus kimlik kartı düzenlenmesi ve konu ile ilgili olarak haklarımın hatırlanmasına ilişkin talebimle ilgilidir.

 

 

AÇIKLAMALAR

 

1-EK:1’de mevcut nüfus kaydımla ilgili bilgileri arzediyorum. Ayrıca KİM’liğimle ilgili kapsamlı bir TARİHÇE-İ HAYATımı da EK:2’de sunuyorum. Bu biyografi gelecekte, şu gen özellikleri şu kişilerden, şu organları şu canlıdan, düşünce sistemi şu programdan aktarılan bir GENOM diye anılmak istemiyorum. Yasal babası, biyolojik babası, taşıyıcı annesi ve cinsiyet değiştirmiş bir ailenin çocuğu olmak da istemiyorum. Ama oldu bitti şeklinde zorunlu bir tercihle karşı karşıyayım. Arzım bu konu ile ilgilidir.

 

2-Burada talebime ilişkin beyan edeceğim hükümler, anayasa aykırılığı iddia edilemeyecek, NORM HUKUK statüsündeki, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde açıkça beyan edilmiş, bu hükümler ayrıca yönetmeliklere dönüştürülmüş, yönetmelikler genelgelerle teyid edilmiş, tamim ve talimatlarla da uygulanagelen düzenlemelerdir.

Türki Cumhuriyeti yurttaşları, yakın tarihte ciddi bir toplumsal travma geçirdi. 600 yıl süren Osmanlı İmparatorluğunun bakiyesi olan Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları kabbalaci sabataist pakrudin masonların dayatması ile Kuran/Ezan yasaklandı Camiler yıkıldı/satıldı. Türkiye İslam Devleti Cumhuriyeti olarak kurulan yeni devlet 10 Nisan 1928'de devletin dini İslam maddesi kaldırıldı dinsizleştirildi laikleştirildi. İslam hukuku yerine hristiyan Katolik laik medeni hukukku aldık İslam hukukunu rafa kaldırdık. Şimdi de son 40 yıldır Ailesiz ahlaksız CİNSİYETDİZ TOPLUM dayatması ile karşı karşıyayız. bir gecede harf devrimi DİL SOYKIRIMI ile okur-yazar olmaktan çıkartıldı, hemde işgalcilerin alfabesi ve dilleri dayatildi. Eğitim sistemi Amerikan Fulbright sömürge eğitim sistemi oldu. dve toplumsal hafıza sıfırlanarak herşey yeniden başlatıldı. Aynı şekilde, yaklaşık 100 yıl sonra tarih tekerrür etti ve insanlşık tarihi boyunca Kabul edilen ve dini bir temele dayanan yaratılış ile ilgili ERİL ve DİŞİL den olan iki cinsiyetten oluşan BİYOLOJİK CİNSİYET “resetlenerek”, “sıfırlanarak” bir gecede toplum cinsiyetsizleştirildi ve “yönelim, eğilim, deneyim ve tercihe dayalı, DEĞİŞKEN ve AKIŞKAN TOPLUMSAL CİNSİYET dayatması ile karşı karşıya geldik.

Bu durum esasen ÖJENİK HAREKET olarak bilinen, Hitlerin “üstün ırk” arayışına sebeb olan, “yaratılış”ı reddeden “Varoluşçu” bir anlayışın ürünü olarak, bu işin temelinde, TANRI ve BİYOLOJİK İNSAN’ı tedavülden kaldırmak isteyen bir hareketin devamı idi.

ABD’nin mevcut hükümeti dış politikasını bu yeni insan tanımına saygıya göre tayin edeceğini açıkladı. DSÖ de bu projeye aktif destek vereceğini açıkladı. Çünkü DSÖ’nün desteek verdiği mRNA projesi aynı zamanda “Gen terapisi” politikasına destek vermektedir. Bunun nufus kontrolü yanında Öjenik hareket/Üstün insan ırkı projesi ile bu anlamda birlikte ele alındığını göstermektedir. Ülkemizde de Bilişim, Sanayi, Sağlık ve Gıda politikaları ile ilgili stratejik planlar bu anlamda uluslararası sistemle uyum göstermektedir. GENOM projeleri de esasen buna yöneliktir. TRANSHUMANİZM politikası ile uyumlu bir şekilde KLONOİD İNSAN / KİMERİK İNSAN Projeleri de, SENTETİK ET projesi gibi adımlarla meşrulaştırılmaya, TOPLUMSAL CİNSİYET paketi içinde yasal bir zemine oturtulmaya çalışılmaktadır. Bu çerçevede “Amerika Planlı Ebeveynlik Federasyonu” (PPFA) ve “Human Rights Campaign-İnsan Hakları Kampanyası”, LGBTQ ile birlikte seks eğitimini getirmek için koordineli bir kampanya başlatma planlarını açıkladı. Bu çabaların LGBTQ’li BİREY’ler için dijital kaynakları, LGBTQ'yu kapsayan müfredat planlarını ve tüm gençlerin ihtiyaçlarını yansıtan cinsel eğitimin değeri üzerine yenilenmiş ulusal konuşmaları başlatma çabalarını içermesi hedeflendi. Burada umumi manzarayı görmek için, nüfus planlaması yapan, kadınları kısırlaştırmak gibi planları olan PPFA’nın veya Gates ekibinin kadın ve erkek kimlikleri yerine koymak istediği,  Queer ve LGBTQ dolayısı ile İstanbul Sözleşmesi, Lanzarotte, CEDAW gibi sözleşmelerin oluşturduğu yasal zeminde ek protokollerle bu planları hayata geçirme çabaları gözlemlenmektedir.

19. yüzyılın sonlarına doğru insan neslini geliştirme, kalıtsal hastalıklardan arındırmak, yani kısaca insan genlerine müdahale etme hareketleri de başladı. Ve Kısırlaştırma yolları da dahil olmak üzere, 'kontrollü üreme' üzerine onlarca yıllık araştırma, geçen yüzyılın başında, "ana akım bilimi" olarak kabul edilmesi ile modern öjeni hareketi de doğdu. Bugün emrivaki halinde önümüze konulan GENDER projesi esas itibarı ile HİTLER’İN HAYALİ idi. Ve ben BİREY değil, KİŞİ’yim, bir KİŞİLİĞİM var. ŞAHIS’ım, Şahsiyetim var. FERD’im ve FERDEN ve MÜNFERİDEN, icabında MÜŞTEREKEN bu HAKsız, HUKUKSUZsuz dayatmaya HAYIR diyorum ve bu dayatmayı reddediyorum.

Bu anlayışla;

2.1-İSTANBUL SÖZLEŞMESİnden çekilinmiş olsa bile, sözleşmenin bütün hükümleri ve sözleşmeye ek protokollerin tamamı, bugünkü mevcut yasada aynen muhafaza edilmektedir.

2.2-CEDAW zaten daha eski bir sözleşmedir ve yürürlüktedir. Ek protokollerle, İstanbul sözleşmesinin bir çok hükmü aynen BM sözleşmesine aktarılmıştır.

2.3-LANZAROTTE SÖZLEŞMESİnde, TOPLUMSAL CİNSİYET tercihine dayalı kimlik tanımı, 14 yaşına kadar CİNSEL EĞİLİM-YÖNELİM, 14 yaşından sonra DENEYİM ve TERCİH’e dayalı olarak şekillendirilebilmektedir.

 

3-TERCÜME HATASI İLE RESMİ GAZETEDE YAYINLANAN BİR SÖZLEŞME, ONA DAYALI BİR KANUN VE YÖNETMELİK

Burada konuyla ilgili dikkat çekici bir hususu not ederek konuya açıklık getirmemiz gerekmektedir. Bu. Beyan anı zamanda bir SUÇ İHBARI mahiyetindedir.

3.1-AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN

Kanun Numarası : 6284; Kabul Tarihi : 8/3/2012; Yayımlandığı Resmî Gazete Tarih : 20/3/2012 Sayı : 28239; Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 52

(NOT: istanbul sözleşmesi ve dayattığı toplumsal cinsiyet eşitliği fitnesinin ve 6284 nolu kanun yasalaşırken TBMM'de geçen cinsiyet eşitliği TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ kelimeleriyle tam 7 yedi defa tahrifat yapılmıştır. Bununla ilgili 22 Şubat 2021′de TBMM, CİMER, Anayasa Mahkemesi ve ist/cumhuriyet başsavcılığına sapkınlığın hamileri resmi evrakta sahtecilik yapan sahtekarlar için 86647 nolu suç duyurumuzun ardından istanbul sözleşmesinden 20 Mart 2021'de çekildik)

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Temel İlkeler ve Tanımlar

Amaç, kapsam ve temel ilkeler

MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

(2) Bu Kanunun uygulanmasında ve gereken hizmetlerin sunulmasında aşağıdaki temel ilkelere uyulur:

Bu yazı 92 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI