Bugun...


Ahmet Yoldaş Aile Danışmanı

facebook-paylas
ALLAH, İNSAN, KAİNAT VE HAYAT
Tarih: 03-03-2021 15:03:00 Güncelleme: 03-03-2021 15:03:00


Bu başlığı attığımda Allah’ı, kâinatı, dünyadaki hayatı ve insanları düşünüyordum. Bu düşünceler içindeyken müezzin efendi tüm gücüyle adeta bana seslenircesine Allah-u Ekber, Allah-u Ekber diyerek ezan okumaya başladı. Bende beraber tekrar ettim. Tüm benliğimde inanarak ve hissederek diyorum ki:

Allah-u Ekber, Allah-u Ekber. En büyük Allah’tır. En büyük Allah.
Şahadet ederim ki, Ondan başka İlah yoktur. Ondan başka ilah yok. Sevilecek ve korkulacak,  Kulluk yapılacak ve İtaat edilecek, Uğurunda fedakârlık edilecek, teslim olunacak başka güç ve sığınak yok. Ve yine şahadet ederim ki, Muhammed (SAV)  Allah'ın (CC) kulu ve Resûlu’dur. Onun getirdiği vahiy haktır. Söylediği ve yaptığı her şey doğrudur ve haktır.   
Kurtuluş Namazda. Kurtuluş İslam’dadır.

ALLAH (cc):  Allah en büyüktür. Çünkü var olan her şeyi O yaratmıştır. Ben büyüğüm diyeni, büyüklük taslayanı O yaratmıştır. Şu muhteşem kâinatı, insanları ve hayatı O bağışlamıştır.
Allah Sûbhân’dır. Eksik sıfatlardan uzaktır.
Allah Melik'tir. Her şeyin sahibidir.Yeryüzü ve Gökyüzü içindekilerle beraber onundur..
Allah Âlim'dir. Her şeyi yerli yerinde bilendir.
Allah Semi'dir. Her şeyi duyan işitendir.
Allah Bâsir'dir. Her şeyi gören gözetendir.
Allah Âdil'dir. Adaletle hükmeder. Kimseye zülüm etmez.
Allah Muhyî ve Mumît'tir. Diriltir, yaşatır, öldürür hesap sorandır.
Allah Rezzak'tır. Tüm yarattıklarının rızkını unutmayıp verendir.
Allah Rahman ve Rahimdir. Dünyada herkesi, Ahret’te sadece müminleri rahmetine alandır.
O Esma-ül-Hüsnası ile vardır. En güzel isimler onundur. O dilediğini affedip bağışlayandır.

İNSAN:  İnsan Allah’ın yarattığı aciz bir kuludur.
O dilemezse düşünüp kavrayamaz, duyup konuşamaz; görüp hissedemez.
O dilemezse sevip neşelenemez, anlayıp coşamaz; alıp veremez.
O dilemezse nefret edip düşmanlarına karşı mücadele bile edemez.
İtirazın varsa ey nefis; Nefesini tut bırakma. Gözlerini aç, kirpiklerini sabit tut. Yapamıyorsun değil mi? Peki, sen nefesini alıp vermiyorsan, kirpiklerinle silecek gibi gözlerini temizlemiyorsan. Kimdir bunları yapan hiç düşündün mü?

İnsan Allah’ın verdiği beden ve donanımıyla, Akıl ve kalp ile Ruhun ilişkisi olduğu müddetçe var olan, Yeryüzünde kullukla mükellef ve adına insan denilen bir varlıktır.
İnsan et, kemik ve kan ile yoğrulmuş,  yapısını,  kişiliğini, karakterini annesini, babasını, ırkını rengini seçme şansına sahip olmayan aciz bir kuldur. Bir Şairin dediği gibi "İnsan evveli bir damla meni sonu bir avuç necasetten başka nedir ki"

İnsan istediğini istediği gibi yapamayan, düşündüğünü aynı ile pratiğe koyamayan, sevdiklerine istediğinde istediğini veremeyen; varlık düşmanlarına karşı mücadelede acziyete düşen bir kul.
İnsan dünü elinden alınmış, yarınına sahip olamayan, gece ile gündüzün peşinden ne zamana kadar gideceğini bilmeyen, zamana dur diyemeyen; sinek bile kendisinden bir şey alıp kaçsa alacağını almada aciz olan bir kul.

İnsan aslında hiç bir şeye sahip olmayan, şu dünyada kendisine bir takım emanetler teslim edilip sonrada bu emanetlerden hesaba çekilen aciz, fakir, muhtaç, zayıf bir kul.
İnsan Allah (cc) adına ortaya çıktığında, Allah'ın yeryüzündeki halifesi, Kâinatın tümü kendisi için yaratılmış, kendiside bu varlıkların efendisi, Yaşadığı dünya ise bir imtihan salonu ya da bir askeri kışla.  Gelir imtihan olur ya da askerliğini yapar, gider. Ya mükâfat olan Cennete ya da ceza olan Cehenneme, öyle değil mi ne dersin?
Bilmem anladın mı nefsim?  Bilmem anlatabildim mi? Arkadaş! Bilmem anladınız mı?

KÂİNAT: Tek kelimeyle kâinat; Allah'ın yarattığı muhteşem bir âlemdir. Bir nizam ve düzen içerisinde yaratılmış. Bir insicam halinde hareken eden, sadece verilen görevleri yerine getiren, itaatsizlik nedir bilmeyen, lisan-i haliyle her zaman yaratanını anlatan ve ona boyun eğen varlıklar âlemidir.
Bizim anladığımız, bildiğimiz Güneş ve sistemi, Yıldızlar âlemi, galaksiler, Dünya ve içindekilerden oluşan harika bir yapıdır. Yaratıcısı Allah'tır. Kâinatı anlatmak başlı başına bir ilim ister. 
Ama bilinen bir gerçek var ki; Madde olarak bakıldığında dünyanın kâinat içindeki yeri bir nokta kadar yoktur. İnsanın dünya içindeki yeri de yine bir nokta kadar değildir. Ama tüm bunlar insan, insanda kulluk için değil midir?!!.  Düşündün mü? Düşünebildin mi? Düşünebiliyor muyuz?

HAYAT: Allah’ın bir lütfüdür. Allah (cc). İnsanlara bir takım güç,  yetenek ve emanetler vererek bu muhteşem kâinatta belli bir zaman içerisinde yaşatarak hayat verir. Bu zaman diliminde bu güzelliklerle imtihan eder.
Bu imtihan salonunun soruları Allah tarafından hazırlanmıştır. 
Bu sorulardan bazıları: Güç ve Kuvvet, Güzellik ve Çirkinlik, Zenginlik ve Fakirlik, Sıhhat ve hastalık, Şan-Şöhret, Makam- Rütbe’dir. Ve bunlarla beraber Adalet, Hak ve özgürlükler, Sevgi,  Saygı,  Sabır, Sebat, Ahlak, Fazilet, Tutum ve davranışlardır.
Bireysel, ailevi ve toplumsal sorumlulukların tümüne biz hayat diyoruz. Ve insan bu hayattan hesaba çekilecektir. 
Bu yaşamda insanlar yaptıklarından, bildiklerinden, sevgilerinden, nefretlerinden hesaba çekileceklerdir. Bununla beraber, 
Yapması lazım iken yapmadıklarından,
Bilmesi lazım iken bilmediklerinden,
Sevmesi lazım iken sevmediklerinden,
Söylemesi lazım iken söylemediklerinden de hesaba çekileceklerdir.
Ve sırası gelen gelip sınav olup gidecektir.
Selâm, sınavda başarı gösterenlere! Selâm, güzel yaşayanlara!

Bu hayatta başarı gösterenler sonsuz güzelliklerle donatılmış Allah’ın adına cennet dediği mükâfatı kazanacaklardır. Ve orada devamlı kalacaklardır.
Başarısız olanlar ise yine Allah’ın ismini koyduğu yalnızlık ve azap yurdu cehenneme atılacaklar ve onlarda orada ebedi kalacaklardır. Allah en iyisini bilir.


Sen ey düşünüp anlamada acziyet gösteren insan!
Değer mi şu kısa hayat için ebedi güzelliklerden vazgeçmeye?
Değer mi kısa zevkler için sonsuz azaba girmeye?
Değer mi hakka razı olmak var iken; isyan etmeye?
Sonsuz güzellikleri kaybetme pahasına, bu hayatta, insanlara zülüm etmeye; haksızlık etmeye, kalp kırmaya değer mi? Değer mi ha! Değer mi? 

Allah’ım Büyüklüğünü anladım. Acziyetimi bildim. Sana döndüm Hatalarımı bağışla Günahlarımı affet. Âmin!
Allah’ım verdiğin beden, ruh ve tüm nimetlerin için sana Hamd olsun! Âmin!

Nimet ve emanetleri en güzel anlayıp koruyan, yaşayan ve yaşatan başta efendimiz Hz Muhammed (S.A.V.) al ve ashabına ve kıyamete kadar yolunu takip eden, tüm insanlara Sâlât-u Selam olsun. Âmin!
Allah’ım acziyetimi, fakriyetimi gider. Seni hakkıyla anlayan ve emirlerini yaşayanlardan eyle. Âmin!
Allah’ım sana kulluk ederken önüme çıkan engelleri en güzel şekilde aşmayı nasip eyle. Âmin!
Allah’ım ferdi, ailevi ve toplumsal görevlerimi yaparken rızanı kazananlardan eyle. Âmin.
Allah’ım senden her işimde Sebat, Takvaya Azimet, Nimetine Şükür, Güzel bir ibadet, Doğru bir Lisan ve Temiz bir Kalp dilerim. Âmin.
Allah’ım senin bildiğin bütün şeylerden sana sığınırım. Âmin.
Allah’ım senin bildiğin hayrı diler ve senin bildiğin bütün günahlardan sana sığınırım. Âmin.
Allah’ım Muhakkak ki sen bütün gizli olanları çok iyi bilensin. Ve biliyorum ki dönüş ancak sanadır.

        OKUYUP DÜŞÜNMEK, ANLAYIP YAŞAMAK VE KURTULUŞ ÜMİDİYLE!            


Ahmet YOLDAŞ



Bu yazı 127 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI