Bugun...


Ali Erkan Kavaklı

facebook-paylas
Osmanlıda insan yetiştirmek ve devletin bekası
Tarih: 29-04-2021 16:27:00 Güncelleme: 29-04-2021 16:45:00


Altı yüz sene Osmanlı Devleti, 250 yıl Anadolu Selçukluları ve Selçuklular olmak üzere 1000 yıllık İslamiyet dönemi devlet geleneğimiz var. Devleti, iyi yetişmiş insanlar yüceltir ve ayakta tutar. Nitelikli insanların bulunup eğitilmesi ve yetiştirilmesi çok önemli. Atalarımız yetenekli insana çok önem verir, onların gelişmesini sağlamak için her imkânı sunarlardı. 

Osman Gazi’nin hocası Şeyh Edebali, devlet başkanına şu öğüdü verir:

İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!”Devletin güçlenmesi ve ilerlemesi insana bağlıdır. Osmanlı Devleti, bu amaçla Enderun denilen saray okulu kurmuş; yetenekli, başarılı, dürüst, topluma yararlı insan yetiştirmiştir. Devlet kademelerinde yükselme ve terfi sistemi, ödüle dayalıdır. 

Osmanlı eğitim sistemini tanıyan yazar Busbecq, Osmanlının insana verdiği değeri şöyle anlatır:

Türkler İstisnaî vasıflara sahip bir insan buldukları zaman sanki paha biçilmeyecek değerde bir şey bulmuş gibi çok sevinirler, onu yetiştirmede hiçbir fedakârlıktan kaçınmazlar; şayet savaşmaya müsait vücut yapısı varsa her şeyden üstün tutarlar. Bizim planımız çok farklıdır zira biz bir köpek, şahin veya at bulduğumuzda da çok seviniriz ve onu neslinin en iyisi yapabilmek için elimizden gelen her şeyi yaparız. Türkler iyi eğitim görmüş insandan hizmet alırlar. İnsan tabiatı diğer hayvanlara nazaran çok daha takdire şayan ve çok daha mükemmeldir.”

Enderun’da başlangıçta gayrimüslim halktan, daha sonra Müslümanlardan devşirdikleri çocukları, en mükemmel şekilde eğitmişler ve devletin yeteneği geliştirilmiş insanlar tarafından yönetilmesin sağlamışlar. Mimar SinanSokulu Mehmet Paşa Enderun’da yetişmiştir.

Enderun’daTürkçe, okuma, yazma, Arapça, Kur’ân ve din dersi, beden eğitimi, savaş hünerleri bütün öğrenciler tarafından okunan ortak derslerdir. Arapça, Fars dili ve edebiyatı, fıkıh, tefsir, Türk edebiyatı vs. dersleri yüksek öğretimde kabiliyetli öğrencilere verilmiştir. Yüksek öğretim görmeyecek olanlara kabiliyete bağlı olarak mesleki eğitimi verilmiş, öğrencinin yeteneğine uygun bir meslek dalında derinleşmesi ve gelişmesi önemsenmiştir. 

Kabiliyetler, ilim, sanat, meslek, İslam dini ve Osmanlı kanunları öğretilerek geliştirilirdi. Bedenî, ruhî ve dini eğitim uygulamalı verilirdi. Kabiliyetli öğrenciler her kademede tespit edilip terfi ettirilirdi. Yetenekli öğrenciler orta öğretimde seçilir, yüksek öğrenime gönderilirdi. Uygulamalı eğitim sayesinde yetenekler görülür, hiç kimse haksızlığa uğratılmaz, herkes istediği alanda kendini geliştirirdi.

 

Enderun’da müfredat ordu ve bürokrasiye hizmet verecek kabiliyetleri tespit edecek şekilde planlanırdı. Kabiliyetli ve lider tipli öğrenciler keşfedilir ve özenle yetiştirilirdi.

Okulda savaş ilmi ve sanatı çok önemliydi. Devleti yönetecek insanların savaş sanatını çok iyi bilmesi önemsenirdi. 

Fatih Sultan Mehmet hem bir devlet adamı hem savaş ustası hem fen bilgini idi. Sekiz dili bilen Sultan, surların arkasındaki düşmanı vurmak için havan topunu icat etmişti. 

Fatih Camii etrafında kurduğu Sahn-ı Seman Medreselerinde ünlü matematikçi Ali Kuşçu ders vermişti. Osmanlı medreselerinde fen bilimleri ve matematik çok önem verilen derslerdi. İstanbul kütüphaneleri Türkçe, Arapça matematik kitapları ile doludur. Astronomi, cebir, geometri kitapları önemli kütüphaneleri doludur. Denizcilik, harita ve takvim alanında ileri gitmişlerdi. 

Piri Reis’in yaptığı dünya haritası çok ünlüdür.

Enderun’da hayat şafakla başlar, sabah namazı vaktinde Saray Okulunda uyur tek adam kalmazdı. Hamama gidip gelenler ve abdest alanlar yataklarını toplayıp üstüne oturur, güzel sesli bir hafız yüksek sesle Kur’ân okurdu. Padişah sabah namazlarını Enderun öğrencileri ile beraber kılardı. Bu usulü, Fatih Sultan Mehmet Han başlatmıştı. Padişahın yanında haremden ağaları da bulunurdu. 7 yaşından büyük şehzadeler de babaları ile beraber namazı eda ederlerdi. 

Sabah namazından sonra ders başlar öğleye kadar sürer, sonra da uygulamalı güzel yazı ve musiki dersleri verilirdi. Hevesli öğrencilerin tanınmış hocalardan özel ders almaları sağlanır; özel eğitim; Enderun’un büyükleri ve zengin saray ağaları tarafından teşvik ve himâye görürdü. Özel eğitim alanlar hem paraca desteklenir hem kıymetli kitaplar hediye edilir, padişahın nazarı dikkati bu çocuklar üzerine çekilirdi” der tarihçi Reşat Ekrem Koçu.(Topkapı Sarayı, İstanbul Ansiklopedisi ve Neşriyat AŞ, İstanbul 1960,s.34)

 

1909 senesi ders cetveline göre okunan dersler şunlar:

İlkokulda okutulan dersler: Eczayı şerife, namaz eğitim, hesabı zihnî, sülüs yazı 

Rüşdiye (ortaokul) dört sene okutulan dersler: Dini ilimler, Arapça, Farsça, Osmanlıca, hesap, imla, sülüs ve rika yazı, resim

Lise ve özel yetenekli öğrencilere uygulanan programı: Dini ilimler, kelâm, ahlâk, Osmanlı ve İran edebiyatı, mantık, genel tarih, coğrafya, matematik, cebir, geometri, fen bilimleri. (Osman Ergin, Türk Maarif Tarihi c.1, İstanbul 1977,s. 23)

Osmanlılarda Enderun dışında eğitim veren devlet ve vakıf medreseleri vardı, medreselerin ihtisas eğitimi veren bölümleri bulunurdu. Eğitim uygulamalı ve hayata yönelikti.

Devletin son asırlarında eğitim sistemi kalite kaybetmiş ve devlet bu sebeple yıkılmıştır. Geleceği inşa etmek için eğitime önem vermek, kabiliyetleri keşfedip geliştirmek şart.

*Yeniakitten akıntıdır.



Bu yazı 92 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI