Bugun...


Bülent Ertekin

facebook-paylas
BİR BİLİM ADAMI VE BU TOPRAĞIN MAZLUM SİMALARINDAN BİRİSİ: İSKİLİPLİ ÂTIF HOCA!
Tarih: 21-02-2021 14:58:00 Güncelleme: 21-02-2021 14:58:00


Ayakların baş...
Başlarında ayak...
Kiminin vatan haini...
Kiminin de vatan kurtaran bir kahraman olarak gösterildiği ve dahi okutulduğu bir dönemde HAİN!!! olarak etiketlenen, yıllarca boynunda o etiket ile bu vatanın  gençlerine öğretilen bir alimdi.
Kaderi ve kederi ona yıllarca öz ve öz vatanında bir mezarı dahi çok görüldü.
Kimsesiz gibi...

Aradan geçen onca yıl(lar)dan sonra mezarı bulundu ve devlet tarafından kabri yapıldı.
Ne yazık ki gene o malum kör ve karanlık zihniyet mezarı başında onu yâd eden, ona dua eden evlatlarını âdeta çarmıha gerdi. Tıpkı bir romanın ismi gibi; VURUN KAHPEYE! dediler.

İSKİLİPLİ ÂTIF HOCA!!!

Yıllardır yazılan, hâlâ üzerinde sisli, puslu, kara bulutları dağılmayan bu hoca kimdi?

KİMDİ İSKİLİPLİ ATIF HOCA?

1874 yılında  İskilip’in Tophane köyünde doğdu. O zamanın tanınmış âlimlerinden Abdullah Efendi'den fıkıh ve tefsir dersleri aldı. Ailesinin itirazlarına rağmen İstanbul’a giderek aldığı eğitimin sonucu Fatih İstanbul Müderrisliği'ne hak kazandı. Fatih Medresesi'nde müderris olarak ders verirken aynı zamanda Darülfünun Üniversitesi'ne devam etti. 

Darülfünunun ilahiyat bölümünden mezun olan Âtıf Hoca, İstanbul Kabataş Lisesine Arapça öğretmeni olarak atandı. Daha sonra Fatih Dersiyamlığı'na atanan İskilipli ittihatçılara muhalif bir isimdi. 

İskilipli Âtıf hoca 1.dünya savaşından sonra Mondros Mütakeresine ilk tepki gösterenlerden olmuştur. 

Müderrisin Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı. Cemniyetin adı daha sonra Teali İslam Cemiyeti olarak değişti. Bilinenin aksine bu cemiyet İzmir'in işgal edilmesine karşı çıkan ilk beyannameyi hazırlayan cemiyetti. 

Âtıf hoca milli mücadele yıllarında Kuvayi Milliyecilere karşı hazırlanan fetvanın hazırlanmasına da karşı çıkan bir isimdi. Bu bildiriye imza ve mühür basmamıştı. Hatta dönemin gazetelerinden birisi olan Vakit gazetesine bir tekzip göndermiş, fetvanın yanlışlığını anlatmıştı. 

Milli mücadele bitmiş ve yeni bir dönem başlamıştı. Milletin büyük bir fedakarlıkla verdiği mücadelenin seyri değişmeye başlamıştı. Bu değişim kurbanlarının başında da İskilipli Âtıf Hoca vardı. Kahramanların hain, başların ayak olduğu kara, kapkara günler başlıyordu.

1925 yılında İstiklal mahkemesine bir ihbar geldi. Zeynel Abidin isminde bir kişi İstiklal mahkemesine İskilipli Âtıf Hoca için 

"ŞAPKA YASASINA KARŞI HALKI AYAKLANDIRMADADIR" 

ihbarında bulundu ve bunun sonucunda Âtıf hoca tutuklandı. 

Ankara İstiklal mahkemesinin o yıllarda bütün uğraşı inkılaplara muhalif olduğunu düşündüklerini yakalamak ve cezalandırmaktı. Bunun için ne şahit ne kanıt aramak gibi bir derdi vardı. Sadece mahkeme heyetinin buna inanması yetiyordu. 

İskilipli Âtıf Hoca bundan öncede yine inkılaplara muhalefet ettiği iddiasıyla Giresun'da yargılanıp beraat etmişti. Fakat İstiklal mahkemesi suçlu arıyordu, o nedenle mahkeme Âtıf hocanın peşini bırakmadı. Mahkeme karşısına çıkan Âtıf Hoca'nın karşısında KEL ALİ ve KILIÇ ALİ gibi etrafa korku salan yargıçlar vardı. Buna rağmen Âtıf hoca mahkeme karşısında tüm suçlamalara rağmen gayet emin bir şekilde kendini savundu. Ama Kel ve Kılıç Ali bir ceza kesmeye kararlıydı. Şimdi tek eksik kalan Âtıf hocaya bir suç bulmaktı. Tabi ki aranan bulunmuştu. Şapka kanunundan 1.5 yıl önce Âtıf hocanın batıyı körü körüne taklit etme düşüncesini eleştirmek için kaleme aldığı "FRENK MUKALLİTLİĞİ VE ŞAPKA" adlı kitabıydı. 

Bütün gayesi sadece İslamiyeti yüceltmek olan ve bu uğurda mücadele eden biriydi Âtıf hoca. Ünü sadece Anadolu'da değil tüm İslam coğrafyasının dışına çıkmıştı. Öyle ki Japonya büyük elçisi Barın Uşida İstanbul'a ayak basar basmaz resmî ziyaretlerin peşinden ilk iş olarak şöhreti Japonya’ya kadar erişen Âtıf hocayı ziyaret etmiş, 

"SİZİN GİBİ BİRKAÇ HOCA DAHA OLSAYDI İSLAMİYET BÜTÜN DOĞUYU BU ARADA DA JAPONYA’YI FETHEDERDİ"

 bile demişti. 

Bir yabancının değerini takdir ettiği İskilipli Atıf Hoca kendi topraklarında sadece fikirlerinden dolayı hor görülmüş, dünya hukuk tarihinde eşine az rastlanır skandal bir yargılamayla 1924 yılında yazdığı FRENK MUKALLİTLİĞİ adlı eseri 1926 yılında çıkan şapka kanununa karşı çıktığı iddiasıyla suçlu bulunup idam edilmişti. 

Dünyanın hiçbir toplumunda kanun geriye doğru işletilmediği halde sırf siyasi nedenlerle 1926 yılında Ankara İstiklal mahkemesi böyle akıllara durgunluk verecek bir karara imza atmıştı. 

ÂTIF HOCA BATIYA TAMAMEN KARŞI MIYDI? 

Kesinlikle hayır!!!
Atıf hoca, idamına neden olan kitabında islama göre batı medeniyetinin meşru olan ve olmayan yönlerini de açıklamıştı. Atıf hoca batı medeniyetini maddi ve manevi olmak üzere iki yönden değerlendirmiş bunlardan her birinin insanlığa faydalı ve zararlı olan noktalarını kitabında anlatmıştı. 

Günümüzde artık itiraz etmez bir şekilde tarih bize göstermektedir ki İskilipli Atıf Efendi sadece bir fikir adamı olarak mahkemede kendisine yöneltilen suçlamaları çürüttüğü halde iftiralarla kendisini savunma hakkı engellenerek akıl dışı bir yargılamayla idam edilen bir bilim adamı ve bu toprağın mazlum simalarından birisidir. 

İskilipli Âtıf Hoca günümüzde birtakım ideolojik kalemlerin çarpıtarak iddia ettikleri gibi milli mücadele düşmanı olmamış, milli mücadeleye bir an bile karşı çıkmamıştı.

İşte böyle bir kahraman olan İskilipli Atıf Hoca bugün bile

" Milli Mücadele döneminde İngilizlerin desteği ile gerici isyanlara destek veren ve Kuvayi Milliye’ye düşman Teali İslam Cemiyeti’nin yöneticisi İskilipli Atıf, ölümünün 95. yılında devlet erkânı ve AKP’lilerin de katıldığı törenle anıldı." 

diye yazarak tıpkı yıllarca 
Vahdedin'e Hain...
Abdülhamit Han'a Kızıl Sultan... yaftalamasını yapmaktan, yazmaktan ve yıllarca bu millete beyinlerine kazımaktan utanmadıkları ve sıkılmadıkları gibi.

Ne yaparsanız yapın.
Su mecrasına girdi.
Ve bu vatanın evlatları dedeleri ile tekrar kucaklaşıyor. Geçte olsa. devlet gerçek kahramanlarına iade-i itibar yapıyor.

Ölümünün 95. yılında tıpkı " BU SARIK, BU BAŞLA BERABER ÇIKAR! BEN SİZİN ECDADINIZI TEMSİL EDİYORUM. BAŞINDAN BULASIN NEVZAT!”  diyen İslam kahramanı Bediüzzaman Said Nursi  gibi İskilipli Atıf Hocayı rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.

Selam ve dua ile.
Bülent ERTEKİN



Bu yazı 28 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI