Bugun...


E.Müftü Ali Kara

facebook-paylas
TEK KİŞİLİK DEMOKRASİ
Tarih: 23-09-2021 20:28:00 Güncelleme: 23-09-2021 20:28:00


İnsanlar arasındaki rekabet çok öncelere dayanmaktadır.  Basit bir örnek olarak, Habil-Kabil kıssasını gösterebiliriz.

             Mütedeyyin insanlar siyaset saflarından uzaklaştıkça, galiba onların boşluğunu karşıtları doldurma hevesine kapıldılar.  

Gençliğini sol cenahın silahşörlüğünde geçiren kişiler, ağızlarına sağ kökenli protez takmak suretiyle, açık oturumlarda boy göstermeye başladılar. 

            İslami demokrasi olmadığı için, günümüz demokrasisinde, mevki sahibi olmak maksadıyla, şekil değiştirmeler, herhalde işe yaramaktadır. Yani bir kişi tarafından beğenilmek, seçilmek için yeterli bir sebep sayılmaktadır. Mesela: 

            Açık hava toplantısında siyasi konuşma yapan bir kişi, insanların hoşuna gitmeyen sözler sarfetse, toplantıdakiler de öfke ile dağılsa.  

            Aradan bir müddet geçtikten sonra, seçim zamanı gelse. Partinin genel başkanı, o kişiyi kuvvetli bir yerden, birinci sıraya koysa, seçilir mi?, seçilmez mi? Bence seçilir. Çünkü bugünkü demokraside, parti genel başkanının tercihi son derece önemlidir.   

            Yani bir partinin genel başkanı filan kişiyi, filen yerden ikinci sıraya koyun dediği zaman, buna karşı gelen olur mu? Olursa bunu yapan kişi genel başkanın gözünden çıkmış olur ki, bu da siyasi intihar demektir. Bundan dolayı makamını korumak isteyen hiç kimse, buna cesaret edemez. 

            İslami demokrasi böyle değildir. Orada fertler, fikirlerini açıklama yetkisine sahiptir. Mesela:   

            Bedir savaşında Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, ordunun savaş planını yapmıştı. Sahabeden Hübab b. Münzir  söz alarak:”Ya Resulallah! Yaptığınız bu pilan, vahiy ile mi bildirildi, yoksa sizin şahsi görüşünüz müdür?” Dedi. Resulullah(s.a.v.) kişisel görüşü olduğunu beyan buyurdu. O zaman Hübab b. Münzir o planın uygun olmadığını arz etti ve başka bir planı tavsiye etti. Yapılan istişare neticesinde, Hübab’ın planı uygun görüldü. Efendimiz hem onu tebrik etti, hem de planını uyguladı ve zafere ulaşıldı.

            Yani bir sahabe, Âlemlere rahmet olarak gönderilen, ahir zaman peygamberine, nazikçe yol gösterdi, O’da ben Peygamberim benim dediğim olacak demedi. İstişare heyetinin verdiği kararı uyguladı. İslam tarihinde buna benzer birçok olay vardır. Yani İslamî demokraside, vahyin dışındaki bütün fikirler tartışılmaya açıktır. Ben bilirim fikri yoktur.  

            Bildiğim kadarıyla, Mevcut Siyasi Partiler de, parti içi demokrasi yoktur. Onun yerine, parti genel başkanının, üstün yetkisi ve gücü vardır. Onun üstüne kimse çıkamaz. Çıkmaya çalışanlarda akıbetine razı olurlar.  

      Öyle ise bu günkü siyasette, parti içi demokrasi, kahir ekseriyetle bir kişiliktir.  Onun için parti başkanına yanlış düşünüyorsun demek, her yiğidin kârı değildir. Çünkü genel başkanı memnun edenler, seçimde de başarılı sayılırlar. Yani vekillik, her partinin genel başkanının tensibi ile, seçimden önce kazanılmaktadır. Seçim günü oy sandığına giden vatandaş, kendine vekil seçmek için değil, her partinin genel başkanı tarafından tensip edilmiş kişiyi, onaylamak için gitmektedir.  Durum böyle olunca, siyasi arenada, günün şartlarına göre, fikir ve şekil değiştirmek, galiba normal sayılmaktadır. Yani pastadan pay almanın birinci şartı, genel başkan tarafından beğenilmiş olmaktır. İşte ben buna tek kişilik demokrasi diyorum. Allah sonumuzu hayreylesin. 23.9.2021 

                                                             Ali KARA 

                                                     Emekli Müftü 



Bu yazı 2304 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI