Bugun...


Hasan Yosunkaya

facebook-paylas
EĞİTİM SİSTEMİ DEĞİŞMELİDİR
Tarih: 28-08-2021 10:14:00 Güncelleme: 28-08-2021 10:14:00


Türkiye Cumhuriyeti devleti Tevhid-i Tedrisat Kanunu (Öğretim Birliği Yasası), Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 3 Mart 1924 tarih ve 430 Kanun Numarası ile kabul edilmiş olan ve ülkedeki bütün eğitim kurumlarının Maarif Vekaleti'ne (Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı'na) bağlanmasını öngören yasadır. Bu yasasıyı çıkararak eğitim-öğretim alanında dünya ile yarışacağını kararlaştırdı.Ama bir türlü kabuğumuzu kıramadık.

Mevcut eğitim sisteminin
müfredat pıroğramları halkın 
değerlerinden, kültüründen,
tarihinden ve dininden kopuk hazırlandığı için eğitimde istenilen neticeyi alamadık. LP
     Seçim dönemlerinde bazı siyasi partiler halkın değerlerine uygun müfredat pıroğramları ile  yeni bir eğitim sistemi uygulama sözü verirler, seçimden sonra verdikleri sözleri unuturlar.
    Sağ partiler halka söz verirler, sözlerini yerine getirmezler,sol partiler halka söz verirler onlarda sözlerini yerine getirmezler .Halk sağ ve sol partileri bırakıp dindar, muhafazakar partileri iktidara getirdi.Bunlar eğitim sistemini halkın değerlerine uygun hale getireceğini beklerken, ama bir gizli el onlarıda engelliyor, verilen sözler havada kalıyor.
   Halk bu gizli el'e bir türlü anlam veremiyor.Kime oy versin, kimi iktaidara getirsin ki  evlatları kendi değerleri ile barışık  yetişsin.
   Bunu kim yapacak ? Bugüne kadar Milli eğitimin başına geçen bakanların çoğu dindar-
muhafazakar değerlere sahip oldukları halde bir türlü eğitimdeki kör döğümü çözemediler.Neden ? Niçin ? Bu kör döğüm çözülemiyor.
   Türkiye ile ABD arasında eğitim sistemi ile ilgili 27 aralık 1949 tarihinde imzalanan, Türkiye ve ABD hükümetleri arasında eğitim komisyonu kurulması hakkında yapılan " Fulbright "anlaşmasının meşhur 5. maddesi aşağıdaki gibidir.
    "komisyon üyelerinin dördü TC ve dördü ABD vatandaşı olmak üzere sekiz üyeden kurulu olacaktır. Bunlara ek olarak türkiye' deki ABD diplomatik heyetinin başı komisyonun fahri başkanı olacaktır. komisyonda oyların eşit olması durumunda kesin oyu misyon şefi verecektir."
  Kör döğümü bu anlaşmada aramak lazım.Bu anlaşmayı iptal etmedikçe kim iktidara gelirse gelsin,kimi milli eğitim bakanı yaparsanız yapın eli kolu bağlı hiç bir şey yapamıyacak.
   40 yıl öğretmen ve okul müdürü olarak görev yaptım.1977 yılından gugüne kadar görev yapan milli eğitim bakanları içinde çok beğendiğim değer verdiğim bakanlar bile bir arpa boyu yol gidemediler.Bu engeli Eğitim sisteminde aramak lazım.
  Mevcut eğitim sistemi ile bilim adamı yetişmiyor.Yakın zamanda ülkemizde yetişen iki bilim insanımızdan
1-İslam Bilim Tarihçisi Prof.Dr.Fuat Sezgin,Almanya'da yetişti
2-Prof.Dr.Mithat Sancar, Hücrelerin hasar gören DNA'ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmaları sayesinde 2015 Nobel Kimya Ödülü'nü kazanmıştır.ABD de aldığı eğitimle yetişti.
   Bilim ve devlet adamı yetiştirebilmek için ,mevcut eğitim sistemimizi revize ederek,
1-Tarih
2-Kültür
3-İslam Dini
4-Dil
Bu dersleri tüm sınıflarda detaylı ve geniş bir şekilde gençlerimize ve çocuklarımıza öğretmeliyiz.
   Bu dersleri okutacak ehil öğretmenler yetiştirmeliyiz.
  Bir örnekle konuyu anlaşılır hale getirelim.Diyarbakır Eğitim Enstitüsünde birlikte okuduğumuz ve MTTB'inde birlikte çalıştığımız Merhum  Nuri.....kardeşimiz 1975 yılında Muş Varto lisesine öğretmen olarak atandı.
   Merhum Erbakan Hoca 1974 Ecevit'le koalisyon hükümetini kurarken , şartlarında biri de okullara Ahlak Bilgisi dersi konulmasıydı.Okullara Ahlak Bilgisi dersi konuldu. O,dersi veren öğretmen yok,müfredat ve ders kitabı yok.
   Nuri kardeşimiz şubat tatilinde Memleketi Şanlı Urfa'ya gitmek üzere Muş'tan ayrılırken, önce Diyarbakır'a uğradı arkadaşları ile görüşmek için.MTTB'yae geldi.
Arkadaşlarla sohbet ederken bir anısını anlattı. Dediki:"Ben Muş -Varto lisesinde tarih öğretmeni olarak  olarak göreve başladım.
Bir hafta sonra okul müdürü beni  odasına çağırdı gittim.Buyrun müdür bey  beni çağırmışsın hayırdır. Dedim.Müdür,Bana dediki:"Nuri bey bir haftadır  göreve başlamışsın bakıyorum sen namaz kılıyorsun.
okululumuzdaki "Ahlak Bilgisi'Derslerini sana vereyim.Sen okut."dedi ben de siz bilirsiniz olur dedim.
Gireceğim derslere, Ahlak Bilgisi dersini de ekledi.Ben müsade isteyip öğretmen odasına gittim.
Öğretmenler oturuyor ders arasıdır.Ahlak Bilgisinin kitabı yok,müfredatıda yok.Ben sınıfa girip bu derste neyi anlatacağım.
Geçen öğretim yılında bu ders hangi öğretmen girmişse ondan  ders notlarını almayı düşündüm.
Öğretmenlere sordum.
Arkadaşlar müdür bey Ahlak Bilgisi dersini  okutmam için bana verdi.Geçen yıl kim bu derse giriyordu ? Bir arkadaşı gösterdiler o arkadaş giriyordu dediler.Gitim o arkadaşın yanında oturdum.Bu Ahlak Bilgisi Dersinin kitabı yok, siz geçen yıl ne anlatıyordunuz sende ders notları varsa bana ver dedim.
O öğretmen arkadaşın bana verdiği cevap:"Ben derste Marx'ın,Lenin'in ,Mao'nun ahlak anlayışlarını anlatıyordum.Sen de ne anlatırsan anlat.Ne kitabı var ne de notlarım var " dedi.
 Şimdi bende diyorum ki:
Müfredatları değiştirelim,ama o bize ait müfredatları öğrencilere anlatacak ehil öğretmen yoksa beyhude.önce öğretmen yetiştirelim.İmam Hatiplerin öğrenci oranını eksiden %13 lere çıkarmışız ama,meslek dersleri öğretmenleri yetersiz,genel kültür dersleri öğretmenlerinin %99 u  ehli dünya olunca işler çıkmaza giriyor.Zaman kayıp etmeden bizim kültürümüzü,
dinimi,tarihimizi,dilimizi   iyi 
kavramış öğretmenler yetiştirelim.



Bu yazı 133 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI