Bugun...


Mahmut Balcı

facebook-paylas
ÜMMETİN DÜŞTÜĞÜ ZİLLETİN SEBEPLERİ VE KURTULUŞ YOLU
Tarih: 21-05-2021 17:57:00 Güncelleme: 21-05-2021 17:57:00


Bütün dünyanın gözü önünde Siyonist terörist İsrail, Filistin’de işgal, zulüm, katliamları devam ediyor.

 Yahudi İsrail, Yahudiliğini  yapıyor. Sivil, Çocuk, kadın demeden insanları acımazsızca katlediyor. Evlerini başlarına yıkıyor.

Peki, biz Müslümanlar, onların kardeşleri nerede?  İtiraf edelim ki, acziyet içinde olup bitenleri canlı yayınlarda seyretmekteyiz. Basit, cılız ve etkili olamayan bazı kınamalar ve tepkiler dışında bir şey yapamamaktayız.  Ve bu belayı ümmetin başına saran ve her zaman, terörist İsrail’in yanında yer alan Birlemiş Milletlerden, ABD'den, Avrupa'dan ve diğer zalim emperyalistlersen medetummaktayız.

Bu gafletten başka bir şey değildir.

Üzülerek ifade edelim ki, İslam ülkeleri yönetimlerinin büyük bir kısmı gaflet, delalet hatta ihanet ve düşmanla işbirliği içindedirler.

         Peki, çare ve çözüm nedir? Nerededir?Çözüm asla dışarıda değil,Müslümanların içindedir.ÇözümMüslümanların DinideKitabında, inancında ve imanındadır.

Müslümanlar uzun bir süredir, İslam'dan,  Allah'a ve resulüne itaatan uzaklaştılar. Kuranı,  Kuranahkâmını terk ettiler. Resulullahın güzelahlakını, örnekliğini, sünnetini ya yanlış anladılar ya da terk ettiler. Kuranın apaçık emirlerini, İslam’ın aydınlık yolu Siratal Müstakimden ayrıldıklar.Ya Heva heveslerine ya daİslam dışı cahili ideolojilere ve sistemlere uydular.

       “Onlar hâlâ cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kesin olarak inanacak bir toplum için, hükümranlığı Allah'tan daha güzel kim vardır?” (Maide 50)

Kuranın açık uyarılarına rağmen Müslümanlar, içine düştükleri acizliğin sonucu, aşağılık kompleksine düştüler, Yahudi ve Hıristiyanları taklit ederek, onları dost edinerek  adım adım izlediler, onlara uydular. Bunlara uymanın bizi Müslüman kimliğimizden uzaklaştıracaklarını düşünemediler.

 "Ey iman edenler! Eğer kendilerine kitap verilenlerden bir topluluğa uyarsanız sizi iman etmenizden sonra kâfirliğe döndürürler." ( Ali İmran 100)

Kurandan uzaklaşan Müslümanlar,İslam’ın en önemli ibadet ve esaslarından olan Allah yolunda mücadeleyi, Cihadı terk ettiler. Allahın Kitabından uzaklaşan ve Cihadı terk eden Müslümanlar bunu sonucu bu günkü bu zelil duruma düştüler

Rabbimiz bu gerçeği şöyle haber veriyor:

"De ki: "Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabanız, elde ettiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden evler sizce Allah'tan, Peygamberinden ve Allah yolunda savaşmaktan daha sevgili ise, Allah'ın buyruğu gelene kadar bekleyin. Allah fasık kimseleri doğru yola eriştirmez." ( Tevbe 24)

Bütün bu ilahi hakikatler apaçık ortada iken, bu ilahi ikazlara kulak vermeyen, buhakikatlere sırt çeviren bu ümmetin işlediği bu büyük suç elbette cezasız kalmayacaktı.

İslam’ı terk eden bir kişinin İslam’da ağır cezası vardır. Peki, bir toplum, ümmet İslam’ı terk ederse, İslam’ın aydınlık yolunu bırakır, karanlığın peşine düşerse, böylesine büyük bir suç cezasız mı kalacak. Elbette Hayır.

       Allah’ın, Zerre kadar iyiliğin ve zerre katar kötülüğün cezasının olduğu ilahi adaleti vardır.Böyle büyük bir suçun, günahın cezasız kalması,cezasız bırakılması mümkün değildir.

Rabbimiz, İslam’ı terk eden Müslümanları, taktir ettiği tarihi ve sosyal şartlar çerçevesinde manen idam ederek cezalandırmaktadır.

Peki ne yapmamız gerekir? Çözüm ne?

Çözüm, Müslümanların fert fert muhasebelerini, öz eleştirilerini  yaparak, Nasuh bir tövbe ile hatalarından dönerek  kendilerini düzeltmekten geçmektedir. Mesela, biz Müslümanlar,  bu gün,  Rabbimizin bize emrettiği, Kuranın bize öğrettiği hakiki bir imana sahip miyiz?  Yoksa, doğru yanlış sorgulamadan,atalarının dini iman eden taklidi bir iman üzere miyiz? Bunu sorgulamamız lazım.

 Rabbimiz ,“ Ey iman edenler! Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. “ ( Nisa 136)ayetiyle bizi gerçek imana çağırıyor.

Parçalara, gruplara devletçiklere ayrılmış Müslümanların, Kuran'ın " Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın."(Ali İmran; 103) "İşte sizin bu ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyleyse bana ibadet edin." ( Enbiya; 92) buyrukları ilebizden istediği birliği, beraberliği, kardeşliği ve Ümmet birliğini gerçekleştirmeleri gerekir.

Bu günkü perişanlığın sebebi sayısal azlığımız, düşmanlarımızın çokluğu, güçlü, yenilmez olması değil, biz Müslümanların dağınık,  güçsüz perişan  zayıf  ve aciz olmamızdır.

Zayıflığın sebebini ise Rabbimiz bize haber veriyor:

"Allah'a ve Peygamberine itaat edin; çekişmeyin, yoksa korkar başarısızlığa düşersiniz ve kuvvetiniz gider. Sabredin, doğrusu Allah sabredenlerle beraberdir." (Enfal ; 46)

Rabbimiz, biz Müslümanlara açık ve net bir şekilde düşmanlarınıza karşı kuvvet hazırlayın buyuruyor

"Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve savaş atları hazırlayın. Onlarla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve bunlardan başka sizin bilmediğiniz fakat Allah'ın bildiği diğer düşmanları korkutursunuz. Allah yolunda her ne harcarsanız karşılığı size tam olarak ödenir. Size zulmedilmez." (Enfal 60)

Bu ayet biz Müslümanlara, bilim, teknoloji savunma sanayi ve teknoloji ve ekonomik alanında düşmanlarımızdan daha güçlü olmamızı emrediyor. Bu Müslümanlara farzdır. Bunu yapmadıkları sürece,bütün Müslümanlar günahkar olurlar.

Düşmanın sana verdiği silahla, düşmana karşı savaşamazsın. Savaşsanda kazanamazsın.

Müslümanların, Kuranın "Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez." (Maide; 51)

"Sizin dostunuz ancak Allah, O'nun Rasûlü ve namaz kılan, zekât veren ve rükû eden müminlerdir.” (Mâidesûresi 55) esaslarına göredostluklarını vedostlarını belirlemesi gerekir.

Eğer Müslümanlar Rabbimizin“

Ey iman edenler! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin.”(Enfal24) emrine uyarak yeniden Allah ve Resulünün bizden imana,ameleİhlasa ve şuura döner, kendimizi Kuranla yeniler, yanlışlarımızı düzeltirsek, Rabbimizinyardımıelbette gelecek ve vaat ettiği üstünlük elbette gerçekleşecektir. “Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz.” ( Ali İmran 13)

Müslümanların bu zillete düşmelerinin en önemli sebeplerinden biri de; Kuranın Kerimin üzerinde en çok durduğu Cihat ibadetini terk etmeleridir. Bu ibadet gerçek anlamda anlamamaları ve Hakkıyla yapmamalarıdır. Rabbimiz bütün gücümüzle kendi yolunda cihat etmemizi emrediyor;

"Allah yolunda Hakkıyla cihat ediniz" (Hac; 78)

Cihat ibadetinin hakikatini anlayıp,  onu hakkıyla yaptığımız zaman Rabbimizin bize olan müjdelerini buyurun beraber dinleyelim:

Saf Suresi 10 -13 ayetler

10﴿ Ey iman edenler! Sizi, elem verici azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi?

﴾11﴿ Allah’a ve resulüne iman edersiniz, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edersiniz. Bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

﴾12﴿ O sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altından ırmaklar akan cennetlere, adn cennetleri içindeki güzel köşklere koyar. İşte büyük kurtuluş budur.

﴾13﴿ Hoşunuza gidecek bir şey daha var: Allah’ın yardımı ve yakın bir fetih! Haydi, müminleri müjdele."

       Rabbim Cümlemizi, Cümle Müslümanları,  düştüğümüz bu acizliğin sebeplerini sorgulayarak eksik ve yanlışlarını gören, bu eksik ve yanlışlardan, hatalardan günahlardan Nasuh bir tövbe ile tövbe eden ve kendini Kurana göre düzelten, Rabbimizin Razı olduğu şekilde Müslüman olan Hakiki Müslümanlardan eylesin,

 



Bu yazı 210 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI