Bugun...


Mehmet Bozkurt

facebook-paylas
KEMALİZM, NELER NELER YAPTI..!?
Tarih: 16-06-2021 19:38:00 Güncelleme: 16-06-2021 19:38:00


● 5 Şubat 1932 tarihinde Sadettin Kaynak Süleymaniye Camii'nde smokin ile hutbe okuyor..!

● 1928 yılında hükümetin isteği üzerine bir komisyon toplanır ve şu kararlar alınır:

1- Camilere sıralar konulacak ve ayakkabı ile girilecek..!
2- Camilere enstrümanlar konulacak ve ibadetler müzik eşliğinde yapılacak..!
3- Osman Nuri Çerman Meclise 40 maddelik bir teklif sunar ve teklifin bir bölümünde Kur'an'ın bir kısmının çıkarılarak Atatürk'ün söylev ve demeçlerının konulmasını ve bunlarla ibadet edilmesini teklif eder..!
Hatta şunu da ilave eder: Cuma namazları Pazar günleri Saat 09.00'a alınsın..!
(Kaynak: Osman Nuri Çerman, Mutlu Bir Vatan İçin Düşünceler.) 

● 1932 Ramazan ayı, Cumhuriyet tarihinin en çarpıcı toplumsal mühendislik projelerinden birinin tatbik sahasına konulduğu yıl oldu. 
“Dinde reform" "Türkçe ibadet" "İslam’ı Türkleştirme" ve "Milli Müslümanlık" adlarıyla anılan bu inkılap hamlesi başladı..! 

22 Ocak 1932 tarihinde Yere Batan Camii’nde Hafız Yaşar Okur'un ilk Türkçe Kur’an’ı okumasını, 30 Ocak 1932 tarihinde “Hafız Rıfat" tarafından Fatih Camii’nde seslendirilen ilk Türkçe Ezan takip etti..!
3 Şubat 1932 tarihinde Kadir Gecesi, Ayasofya Camii’nde Türkçe Tekbir icrasından sonra, ibadet dilinin Türkçeleştirilmesi teşebbüslerinin son adımı atılarak, 5 Şubat 1932 tarihinde Süleymaniye Camii’nde “tamamı” Türkçe olan ilk hutbe irad olundu..!
(Türkçe Kur’an-ı Kerim, İstanbul-1924, 2. Baskı.) 

● Hafız Saadettin Kaynak hutbeyi okuduğu esnada ve hutbeden sonra orada bulunan diğer hafızlar da Türkçe tekbirler getirmişlerdi. 
Hutbenin ardından Cuma namazı kılınmış ve kürsüye çıkan Hafız Saadettin Kaynak, makamsız olarak Türkçe bir sure okumuştu. Bunu Türkçe tekbirler ve dualar takip etmişti.
(Kaynak: Türkçe Kur’an Ve Cumhuriyet İdeolojisi, 2. Baskı, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, 15. Baskı, İktibas) 

●● Ve
Bir milletin, tarihini doğru öğrenmesi en tabii hakkidır..! Tarihin üstünü kapatmak, kapatanların geleceğe gönderdiği en büyük utancıdır..!
Türkiye'de yıllar yılı "Emin Oktay" isminde bir adamın yazdığı Tarih kitapları, bizlere okutuldu..!
Bazı tarihçilere göre Emin Oktay, Yahudi bir adamdır ve müslüman ismi kullanmıştır..!
Bazı tarihçilere göre ise Emin Oktay denilen bir adam yoktur, yani olmayam bir adam, bu ülkenin çocuklarına liselerde 80 yıl okutulmak üzere tarih yazmıştır..!
Ne diyelim? Yalan söyleyen tarih utansın..! 

●● Ve
Hızlı ittihatçılardan Rıza Tevfik, 2. Abdulhamit Han'ın mezarı başında ağlayarak özür dilemiş ve şu mısraları okumuş:
"Tarihler adını andığı zaman, sana hak verecek hey koca Sultan..!?
Bizdik utanmadan iftira atan, asrın en siyasi padişahına..!?" diyor..! 

●● Ve
● 97 yıl hep yalan söylendi..!?
● Hani Vahdettin vatan haini idi..!?
● Hani Mustafa Kamal, Osmanlı hükümetine rağmen Samsun'a gitmişti..!?
● Hani Vahdettin'in emriyle Mustafa Kamal, Samsun'da tutuklanmak istenmişti..!?
Padişah Vahdettin tarafindan farkli noktalara 6 kişi görevlendirilmiş ve para bulmak için de 3 gün gecikme yaşanmış, Mustafa Kamal'e 300 TL ödeme yapılmış ve Bandırma Vapuruyla yola çıkılmıştır.
● Hani taka ile yola çıkılmıştı..!?
Bu yalanları bize Tarih diye okutuldu..!?
Hani VI. Mehmed Sultan Vahdeddin'in vatan hainiydi..!?
Tarihçi Prof. Dr. Teyfur Erdoğdu, 
19 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal'i Samsun'a, Padişah VI. Mehmed Vahdeddin'in gönderdiğini belirterek sosyal medya hesabından belgesini paylaştı..!
Porf. Dr. Erdoğdu, Türkiye'nin kurucusu olarak bilinen Mustafa Kemal'in kendi kendine milli mücadeleyi başlatmak üzere Samsun'a gitmediğini ve bu hamlenin Sarayı ve vatanı kurtarmak için Osmanlı imparatorluğu tarafından bilinçli olarak yapıldığını söyledi.
Yıllarca söylenen bu iddiayı bir adım daha ileri taşıyan Prof. Dr. Erdoğdu, Mustafa Kemal'ı Milli mücadeleye davet eden komutanın Osmanlı komutanı Kazım Karabekir olduğunu da belirtti. Mustafa Kemal'e Samsun'a çıkma emrini Sadrazam Damad Ferid ile Padişah VI. Mehmed Vahdeddin'in verdiğini söyleyen Prof. Dr. Erdoğdu söylediklerinin belgesini de sosyal medya hesabından paylaştı. 

● Gazeteci Murat Bardakçı ise katıldığı bir televizyon programında Mustafa Kemal'i Samsun'a Osmanlı devletinin gönderdiğini söylemişti. Osmanlı devletinin işgal altındaki bir imparatorluğun işgaline son vermek ve saldırganlardan kurtarmak için devletin her kademesinde yapılan bir operasyon olduğunu belirtmişti. Murat Bardakçı, Mustafa Kemal'in bu konuda görevlendirilen tek yetkili olmadığını belirterek, farklı yerlerde daha başka paşaların da görevlendirildiğini, fakat sonuca ulaşanın Mustafa Kemal olduğunu söylemişti.
Murat Bardakçı, yazdığı bir yazısında ise Mustafa Kemal'in, Sultan Vahdeddin ve Sadrazam Damad Ferid'in imzalarıyla 30 Nisan 1919 tarihinde Samsun'daki Dokuzuncu Ordu Müfettişliği'ne tayin emrinin orjinal halinin belgesini okuyucularıyla paylaşmıştı. 

●  Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit 2005 yılında bir röportajında diyor ki, "Vahdeddin hain değil. Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışını onaylayan ve bakanın kaderini Atatürk'e teslim eden odur." diyor..! 

●● Ve
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ilk Maarif Vekillerinden (Milli Eğitim Bakanı) Necati, Konya’ya gelmiş ve Latin harflerinin üstünlüğünü (!) anlatmak üzere bir konferans düzenlemişti.
Şehrin her tarafına yapıştırılan ilanlarda:
“Eski harflerle birlikte Kur’an’ı da Tarih'e Gömdük!” diye yazıyor ve konferansın ertesi gün saat:10.00'da verileceği belirtiliyordu. 

Akşam, bay Bakan şerefine bir ziyafet verildi. Yemekten sonra bay Necati, ani bir apandist krizine yakalandı ve hemen hastahaneye kaldırılarak ameliyat edildi. Gösterilen itinayı anlatmaya gerek yok, bütün hastahane ve hatta bütün Konya ayakta idi. Bay Necati kurtulmuş, fakat ne çare ki, haddini aşarak Kur’an’a dil uzatmıştı.
Gece yarısı, imkansız denebilecek bir şey oldu ve bay Necati’nin yatağının yan demiri kırıldı. Bay Necati yere düşmüş ve ameliyat yeri patlamıştı. Ertesi gün saat: 10.00'da, yani konferansın yapılacağı bildirilen saatte öldu. 

Kur’an’ı tarihe gömmek isteyen bütün alçaklar, tarihin en kokuşmuş sahifelerine gömüldüler. 

(Kaynak: Prof. Dr. Utkan Kocatürk, Prof. Dr. Afet İnan’la bir konuşma (1976), 
(Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı: 3, Cild: 1, Temmuz-1985)
(Zafer Dergisi, Sayı: 213 -1994) 

Mehmet Bozkurt, Eğitimci İlahiyatçı Araştırmacı Yazar



Bu yazı 479 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI