Bugun...


Mehmet Bozkurt

facebook-paylas
LOZAN ZAFER Mİ, HEZİMET Mİ..!?
Tarih: 28-04-2021 12:37:00 Güncelleme: 28-04-2021 12:37:00


● 16 Nisan 1923 tarihinde birinci TBMM feshedildi. Temmuz ayında yapılan seçimlerin ardından kurulan yeni Meclis öncelikle 23 Ağustos 1923 tarihinde Lozan Anlaşmasını onayladı. Halka 1920 tarihindeki Sevr Anlaşmasını gösterenler, 1923 tarihindeki Lozan Anlaşmasına razı ettiler. Lozan'ı halka zafer diye gösterdiler. Lozan'da masaya oturanlar, anlaşmanın hakkını verememiş olsalar da yeni Meclis Lozan Anlaşmasını onayladı..! 

● 29 Ekim 1923 tarihinde ise "Türkiye devletinin hükümet şeklinin Cumhuriyet olduğu" 286 üyeli TBMM'de sadece 158 oyla kabul edildi..!
Birinci Meclis Lozan'ı imzalamadı. Misak-ı Milli sınırlarını kabul eden bir Meclisti..! Onun için 1 Nisan'da feshedilmesine karar verildi ve 15 Nisan'da uygulandı. 

● Lozan, aklıma geldikçe yüreğim acır. Lozan heyetinde 7 kişiden birisi olan o günün Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Dr. Rıza Nur'un hatıraları mutlaka okunmalıdır. Lozan heyetinde neler yaşandı ve Lozan'da hangi oyunlar oynandı..!? Hepsi detaylı olarak anlatılır..!
Birinci Lozan neden dağıldı? Ankara heyetine hangi şartlar koşuldu? Hepsi tarihin tozlu raflarında..!? 

● Lozan'ın baş kahramanı İngiliz diplomat Lord Gurzon'dur..!
İngiliz diplomat Lord Curzon diyor ki:
"Hilafeti kaldırmazsanız, İngiltere barış anlaşmasını imzalamayacak ve siz haydut devlet olarak kalacaksınız..!" (1) 

● Devletim ve milletim neler yaşamış neler..!?
Cihan ve Kurtuluş savaşı vermiş, savaşta galip ama masada mağlup..?!
Dünya tarihinde benzeri yok? 

● Lozan'da bizi temsil eden Yahudi Haham Haim Naum, İngiliz diplomat Loord Gurzon'a: 
"Siz Türkiye'nin mülki tamamiyetini kabul edin, ben onlara İslamiyet'i ve İslam temsilciliklerini (Halifeliği) ayaklar altında çiğnetmeyi taahhüd ediyorum." demiştir. (2) 

● İngiltere, Halifelik kaldırıldıktan sonra Lozan'ı onaylamıştır.
Halifeliğin kaldırılma tarihi: 3 Mart 1924
İngiltere'nin Lozan'ı onaylama tarihi: 16 Temmuz 1924 

● Lozan konferansında Haham Haim Naum,
Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarını ve yetkilerini belirleyen 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan konferansında Türk heyeti ile müttefik devlet heyetleri arasında ikili ve gizli görüşmeleri ayarlayan, Türk heyetinin gizli bilgilerini karşı tarafa aktaran, kritik davalarda fikirleri ile İsmet Paşa’yı etkileyen bu Haim Naum denilen Yahudi başhaham kimdir? Kimler hangi amaçlarla onu Lozan’a giden Türk heyetinin içine yerleştirdi? Neydi heyet içindeki görevi? Üzerinden bu kadar zaman geçmesine rağmen neden hala Lozan’a giden Türk ekibi içinde bir Yahudi olan İstanbul Başhahamı Haim Naum’un varlığından hiç söz edilmez? 
Lozan hakkında onbinlerce sayfa yazıldı, yüzlerce ciltlik külliyatlar düzüldü, ama Lozan’da Yahudi Haim Naum’un varlığından ya hiç bahsedilmedi ya da satır aralarında bahsedilerek üzerinden geçildi.
Lozan konferansına Türkiye adına katılan temsil heyetinin listesi incelendiğinde Haim Naum adına rastlıyoruz. Adının karşısında "Yüksek Mühendis Mektebi Fransızca Muallimi" yazılıdır. Yahudi asıllı bir kişidir. Türk vatandaşı mı? Belli değildir. Ancak bilinen bir durum var, bu kişinin Türk milletine ve Türk Devletine en küçük bir bağlılığı yoktur. Geleceğe ait bir takım hesaplar peşinde olduğu ve fanatik bir Yahudidir. Asıl mesleği Haham'lıktır. Galiba ayıp olmasın diye meslek hanesine Haham'lık yerine öğretmenlik yazdılar. 

● İşte, Lozan’da işlerin sarpa sardığı, komisyonlar arasında gerginliklerin başlayıp masadan sonuçsuz kalkılması söz konusu olduğu sırada sahneye, Hahambaşı Haim Naum efendi çıkıyor. Paris gazetelerinin birine beyanat veriyor ve diyor ki:
"...Merak edilmesin İsmet Paşa benim ahbabımdır. Benim sözümden dışarı çıkmaz. Lozan'a gider işleri düzeltirim." 

Ertesi gün Lozan'a İsmet Paşa’ya da bir telgraf çeker:
"... Ben geliyorum işleri düzelttim. Size mühim bir haberim var, sakın ben gelmeden işleri kesmeyin, masadan kalkmayın." diyor..! 

● Bundan sonrası için ikinci Başkan Rıza Nur hatıralarında şöyle diyor:
"...Biz bu adamı daha önce Lozan'dan kovmuştuk. Utanmıyor, bunu yazıyor. Bize ne diyor? Gazetelere göre karşı tarafa, telgraflara göre ise bize hizmet ediyor. Münir, ben ve daha birkaç kişi İsmet’in odasında oturuyoruz. Bir asker geldi. "Haim Naum efendi gelmiş sizi görmek istiyor." dedi. 

Haim Naum, İngilizlerle gizli halifelik pazarlığı yapmıştı. Bu durum bazı kaynaklardan dışarı sızmıştı. İngilizler, Türkiye’den ve bütün İslam dünyasından halifeliğin kaldırılmasını istiyorlardı. Nedensiz gibi görünen işleri yokuşa sürmenin en önemli nedenlerinden biri bu idi. İngilizler bunu açıkça söylemiyorlardı. Çünkü hakimiyetleri altındaki topraklarda milyonlarca Müslüman yaşıyordu. Ve bu Müslümanlara karşı halifenizi ortadan kaldırmak istiyoruz diyemiyorlardı..! 

● Haham efendi, İngiltere Londra’daki resmi makamlarla yaptığı görüşmelerden sonra geldiği Lozan’da Türk heyetinin kaldığı otele yerleşti. Akşam-sabah İsmet Paşa’nın yanından ayrılmıyordu. Yemek zamanlarında merdivenlerde bitiyor, salona İsmet Paşa’nın kolunda giriyordu. Herkese Türk heyetinin başkanı ile iyi dost olduğunu göstermek istiyordu. Hahambaşı resmen Türk tarafı ile İngilizler arasında kuryelik yapıyordu. Konu ise tekti:
"Halifeliği Türkiye’den ve her yerden ebediyen kaldırmak…"
Ve İslam dünyasının kafasını koparmak..! 

Lozan’da halifeliğin kaldırılması için İngiliz tekliflerini İsmet Paşa’ya ileten Haim Naum, bu konuda İsmet Paşa’dan istediği cevabı alamadı. Çünkü İsmet Paşa’nın bu konuda tek başına karar verme yetkisi yoktu. Bunu öğrendikten sonra İsmet Paşa’yı Lozan’da bırakarak tek başına Türkiye’ye geldi. Bu arada Mustafa Kemal Paşa’nın halifeliği koruyucu ve övücü sözleri devam ediyordu. Mustafa Kemal Paşa, Lozan konferansının dağıldığı 4 Şubat 1923 Cuma günü, Balıkesir Zağanos Paşa Camii’nde ünlü hutbesini okumuştu. Bu hutbede Mustafa Kemal Paşa, halifeliğin Türk milleti için bir şeref olduğunu ve halifelik için ellerinden ne gelirse yapacaklarına dair azim ve kararlarının olduğu şeklinde bir konuşma yapmıştı. 

● Haim Naum,  İktisat Kongresi için İzmir’e gelen Mustafa Kemal Paşa ile İzmir’de gizli bir görüşme yaptı. Buradan sonra tekrar Londra’ya gitti. Daha sonra en az bir kere daha Ankara ile Londra arasında gidip geldiği bilinmektedir. Bu resmi makamlara yapılan ziyaretler resmi ziyaretlerdir. Bir de gayri resmi ziyaretler vardır, ama bunların sayısı bilinmemektedir. 

● Lozan görüşmelerinin yapıldığı sıralarda İngilizlerle dünya Yahudi Cemaati, Filistin’de bir Yahudi devleti kurmanın hesaplarını yapıyorlardı. Bu devletin kurulabilmesi için doğal olarak, bu topraklardaki Müslüman nüfusun Filistin topraklarından sürülmesi, gönderilmesi ve itiraz edenlerin ise toplu katliamlarla yıldırılması gerekiyordu. Bu ise Ortadoğu’da çok büyük bir karmaşaya neden olacaktı. Bu nedenle Müslümanların karşı koyma gücünün tümüyle ortadan kaldırılması gerekiyordu. Halifelik ise Müslümanların toparlanmasında bir manevi güç olabilirdi. Buna meydan vermemek için gerek Lozan’da Türkiye’yi temsil eden Yahudi hahambaşısı Haim Naum, gerekse İngilizler Lozan’da her türlü baskı ve tehdidi denemişlerdi.(3) 

● Bu Haim Naum’un Lozan’da İngilizler adına arabuluculuk yaptığı ve İsmet Paşa’ya, Mustafa Kemal’i razı edip onun emrini de ileterek İngilizlerin bu teklifini kabul ettirdiği de bazı ileri gelen ağızlardan duyulmuştur.(4) 

● Sonuç olarak, Lozan bir hezimettir. Lozan bir toprak kaybıdır.
"Savaşta kazan, masada kaybet!"
Dünya tarihinde benzeri yoktur. 
25 milyon km2 toprak kaybedildi, buna rağmen hala Lozan ile övünenler var!? 

● İngiliz diplomat Lord Gürzon ve Siyonist Yahudi İstanbul Hahambaşı Haim Nahum'un oyununa geldik..!?
Haim Naum'u kim görevlendirdi, hala bilmiyoruz? Lozan Türk heyetinde ne işi var bu adamın hala bilen yok..!?
İsmet İnönü'nün danışmanı!? 

● Ve
Ankara yönetimi tarafından kabulü üzerine anlaşmanın imzalanmasını müteakip İngiltere Avam Kamarasında, “Türklerin istiklalini niçin tanıdınız?" diye yükselen itirazlara Diş İsleri Bakanı Lord Gürzon şu karşılığı verir:
"İşte asıl bundan sonraki Türkler bir daha eski satvet ve şevketlerine kavuşamayacaklardır. Zira biz onları maneviyat ve ruh cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz." 

● Ve Lozanda neler kaybettik?
İngiltere'ye parası peşin verilmiş ama alınamamış gemilerimizi bıraktık..!
Lozan'da, savaşta kazanmamıza rağmen toprak kaybettik..!
Azınlık meselesi karşı tarafın istediği gibi karara bağlandı. Yunanistan’daki Türkler azınlık, Türkiye’deki Yunanlılar ise vatandaş kabul edildi.
Osmanlı'nın borçlarını üstlendik. Ama başka ülkelerin bize olan borcunu sildik..!
Yunanistan sınırımız hariç hiçbir ülke ile sınırımız belirlenemedi. Yunanistan sınırı da Yunan tarafının istediği gibi oldu..!
Boğazlar meselesi Sevr Antlaşmasındaki maddenin aynısı şeklinde kabul edildi..!
Suriye’deki Fransız işgali resmen tanındı ve legal hale getirildi..!
Irak, Kerkük, Musul, Süleymaniye gibi Türk ve Müslüman toprakları üzerindeki  İngiliz işgali resmen tanındı ve bu işgal legal hale getirildi..!
Hatay göz göre göre Fransızlara terk edildi..!
Kıbrıs’taki egemenlik hakkımızdan ebediyen vazgeçildi..!
Türk şirketlerine borçlu olan Avrupalı şirketlerin borcu silindi ama Avrupalılara borçlu olan Türk şirketlerinin borçlarının silinmemesi kabul edildi..!
Türkiye’de bulunan İşgal askerlerince el konulan Türk ev ve arazileri üzerinde Türk tarafı hak talep etmemesi kabul edildi..!
Ve daha bir çok taviz verildi..! 

24 Temmuz 1923
98 yıl önce, gitti vatan toprakları..!?
Mehmet Bozkurt, Eğitimci İlahiyatçı Araştırmacı Yazar 

● Kaynaklar:
(1)- Kazım Karabekir Anlatıyor. Yayına hazırlayan: Uğur Mumcu, Tekin Yayınevi, Ankara-1993. s. 85
(2)- Tarih Ansiklopedisi, c. 3, s. 62
(3)- H. A Çavdaroğlu, Lozan öncesi ve sonrası, s. 77-80; Dr. Rıza Nur'un hatıraları.
(4)- Ahmet Kabaklı, Temellerin Duruşması s. 153-154; Dr. Rıza Nur'un hatıraları.



Bu yazı 286 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI