Bugun...


Mehmet Bozkurt

facebook-paylas
MÜSLÜMAN KİMDİR? ARIYORUM..!
Tarih: 07-04-2021 13:46:00 Güncelleme: 07-04-2021 13:46:00


Denilebilir ki, dünyada herkesin bir derdi vardır. Bu dert gerek maddi ve gerekse manevi alanda olsun, Müslüman'ın tek derdi inancıdır ve inancı olmalıdır.
Mevcut kanunların yasakladığı için değil, İslam'ın emrettiği için her yaptiği, Müslüman'ın hayat felsefesi olmalıdır. 

Ve
Hz. Peygamber (s.a.v)'in ifadesiyle, "Müslüman; eliyle ve diliyle diğer Müslümanların kendisinden emin olduğu kimsedir."
Müslüman; 
"Yetimin hakkını yemez." Nisa-2
"Yolda kalmışa yardım eder." Bakara-177
"Yalnızca Allah'a dayanıp güvenir." Mücadele-10
"Yeryüzünde alçak gönüllü olarak yürür." Furkan-63
"Hakk'ı bile bile gizlemez." Bakara-42
"Namuslarını korurlar." Mü'minun-3
"Sözlerine sadıktır." Mü'minun-5
"Allah'ın ayetlerini az bir menfaat karşılığında değiştirmezler." Al-i İmran-199
"Allah'a asla şirk koşmazlar." Furkan-68
"Emanetlere ihanet etmezler." Mü'minun-5
"Söz verdiklerinde sözünde dururlar." Bakara-177
Devam edersek Kur'an-ı Kerim'de daha birçok ayet sıralamak mümkündür. Hatta Kur'an-ı Kerim'in tamamının muhatabı insandır ve insanın nasıl bir Müslüman olarak yaşaması gerektiğinin rehberidir..! 

Ve
Allah'ın rızasını kazanmaktan başka derdi olmayan takva ehli Müslümanları tenzih ederek diyorum ki, Hz. Peygamber (s.a.v): “İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır.” derken, artık ülkemizde, Allah rızasını kazanmak yerine, "faydalı olan doğrudur" anlayışı hakim oldu. 
"Müslüman olmak; bir guruba dahil olmak değil, bir duruşa sahip olmaktır." Bu duruş, birilerinin eteğini öperek körü körüne teslim olmak yerine, ilahi vahyi aklı ile kullanmak olmalıydı. Ne acıdır ki, Müslüman hem vahye sırtını çevirdi ve hem de akıl tutulması yaşıyor bugün..! Bu durum, bugün yaşanan zilleti beraberinde getirdi. Oysa Müslüman, hayatında parayla kasayı baş tacı edeceğine, vicdanı ile cüzdanını harekete geçirmesi gerekirdi. Çünkü "Şerefle bitirilmesi gereken en ağır görev hayattır. 

Ve
Milyonlarca Müsluman aç ve yosulken, hatta an itibarıyle acından ölen varken, kibir ve ihtiras kokan sofrandaki yemeklerin yarısı çöpe dökülürken, sonunda yaptığın duada okuduğun ayette Allah diyor ki: "Yiyin, için, fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez!"
Allah'ın rızasından uzak bu duanda mi dinini ararsın? 

Diri iken, her hangi bir hareket göstermezken, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayan bir anlayışla yaşarken, öldüğümde nasıl olsa üzerime Kur'an okunacak düşüncesinde mi dinini ararsın? 

Sen hep duyarsın ki, "Müslüman olursam mutlaka cennete girerim" rahatlığı ile amelini bir tarafa bırakarak boş hayallerde mi dinini ararsın? 

Öldükten sonra 7'sinde, 40'da ve 52'sinde yemeğim verilir, beni cennete havale ederler inancıyla cennet mi hayal edersin?
Cennete gitmek için senin için verilen yemekte mi dinini ararsın? 

Sen Müslüman gibi defnedilirken, hiç bir emek sarf etmeden mahşer günü Mü'min gibi yeniden dirileceğine mi inanırsın? 

Senin hep "kalbim temizdir!" diyerek rahat hareket etmen mi dinin? 

Yoksa Kur'an'ın ifadesiyle, Müşriklerin dediği gibi, "Öldükten sonra çürüyen bedenim mi yeniden diriltilecek? gibi bir imanda mi dinin? 

Din bu değil? Dini bunlarda da arama? Dinin böyle değil? Mahşer günü yeniden dirilecek ve programlanan kainatta her hareketin yazılmış ve kaydedilmiş..! Buna göre hesaba çekileceksin? 

Kur'an'ın ısrarla ifede ettiği gibi; samimi bir iman ve salih bir amel seni kurtaracak ve cennete sevkedileceksin..! Ancak senin kurtuluşuna vesile olabilecek yukarıda arzedilen beklentilerin hep boşa çıkacak ve cehenneme sevkedileceksiniz..!
Sen bilirsin? Bizim görevimiz tebliğ?! 

Ve
Çeçen komutan Şamil Basayev'ın dediği gibi, "Ne zaman öleceğimiz önemli değildir. Önemli olan nasıl öleceğimizdir. Bize düşen şerefimizle ölmektir." Çünkü şerefsiz bir hayatın insan sırtında kambur olduğu bir gerçektir. Bu nedenle büyük mütefekkir Muhammed İkbal: "Haşa, ben ölümden korkmuyorum. Çünkü ben Müslüman'ım..." diyor.
Hz. Ali (r.a) diyor ki: “Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; eğer eğilirseniz, hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz." Bu büyük ve önemli mesajı Müslümanlar’ın artık anlaması gerekir. 

Müslüman, haklı çıkmak için değil, Hakk'ı ortaya koymak için çalışması gerekirken, o, torpil ile haksız ihale peşinde koştu ve aldığı ihaleyi de başarı olarak hanesine kaydederek bir zulme imza attı..! 

Tarih, aslını korumayanların, bozulup gidenlerin devrilmelerini anlatan hikayelerle doludur. Mü’minlerin çoğunu dünya sevgisi yiyip bitirdi. “Allah’ı seviyorum” deyip, dünyaya dalmanın faturası ağır oluyor..! Çünkü bir kalpte iki sevgi barınmıyor. Bu dünyada en pahalı şey Allah’ın rızasını kazanmaktır. Elbette ki, dünyada iş-güç sahibi olunmalıdır. Ama dünyayı sevmeden, gücü ve parayı kalbe yerleştirmeden yapılmalıdır. Mü’minler herkese güven vermelidir ve itimat insanı olmalıdır. İnsanlar bizim adaletimize, liyakatı esas alan duruşumuza güvenmelidir. Biz Müslümanlar anılınca, akıllara dürüstlük gelmelidir. Bu konuda tek örnek Kur’an’ın ifadesiyle Hz. Peygamber (s.a.v)’dır. O’nun gibi yaşamaya gayret edilmelidir. Ama çok da arzulanan noktada değiliz. Kapitalizm biz Müslümanları çok yıprattı..! Bir gruba dahil olduk yol alıyoruz, oysa bir duruşa sahip olmamız gerekirdi..! 

Müslümanlar neden bu kadar rahat davranıyorlar diye zaman zaman düşünürüm. Galiba Hz. Peygamber (s.a.v)'in: “Ömründe bir defa Lailahe illallah....diyen mutlaka cennete girer." Hadis'ine güveniyorlar... Oysa bu Hadis, yani Kelime-i Tevhid, İslam'ın özetidir ve tamamıdır. Yani İslam'ın bütün emirlerine teslim olanlar cennete gireceklerdir. Eğer cennete girmek bu kadar kolay olsaydı, Kur'an-ı Kerim'in ifadesiyle, “Alemlere rahmet olarak gönderilen, üstün bir ahlak sahibi ve bütün insanlık için örnek bir şahsiyet" olarak ilan edilen Hz. Peygamber (s.a.v), neden saatlerce secdede Allah'ın en sevgili kulu olmak için ağlayarak dua eder ve af dilerdi..!? 

Rahat olma Müslüman.!
Ölüm emri verildiğinde son giydiğin çorabı bile götüremiyorsun..! Vazgeç kötülüklerden ve tevbe et..! Cennet de cehennem de seni bekliyor, tercih senindir..! 

Ve
Laik düzen bize bir yön verdi yıllar yılı..! Kendisine uygun bir insan modeli üretti..! Aslında Laiklik bu ülkeye, Müslüman olmayanların inançlarını Müslümanlardan daha rahat yaşaması için getirilmiştir. Laiklik, Müslüman olmayanları korumuş, Müslümanlara zulüm aracı olarak kullanılmıştır. Adeta "Allah" diyen herkesin kafasında mel'un bir şeytan olarak dikilmiş, binlerce Müslüman zarar görmüş ve cezalandırılmıştır. Allah, bu zulmü Müslümanlara reva görenleri af etmesin inşaallah..!
Ey zalimler.!
Ne olacak haliniz? Mahşerde, bunun hesabını nasıl verirsiniz? "Tükürmek lazım zalimlerin hayasız yüzlerine..! "Yaşasın zalimler için cehennem..!" 

Ve
Bizim derdimiz Müslümanların daha dikkatli davranmasıdır. Amacımız ve en büyük arzumuz uyuyan ümmetin uyanışıdır..! Ve bakalım Kur'an ne diyor..!?
"Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O, sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz."
Al-i İmran, 3/103
Mehmet Bozkurt, Eğitimci İlahiyatçı Araştırmacı Yazar



Bu yazı 323 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI