Bugun...


Prof.Dr.Mirzahan Hızal

facebook-paylas
AHLAK ve FAİZ
Tarih: 05-04-2021 14:53:00 Güncelleme: 05-04-2021 14:53:00


1)..İnsan  doğal  bir  varlıktır. Topraktan yaratılmıştır. Diğer  doğal   varlıklar gibi  yaradılıştan  gelen  yapısal   özellikleri  ve   davranışları olması  kaçınılmazdır.   Bunların  dışına çıkılması    

 “ eşyanın tabiatına  aykırı “ , “haddi aşmak “   denilen  durumu  oluşturur.
    Toprak  gibi insanda da birçok cevherler vardır  ama işlenmedikçe ortaya  çıkmaz . 

Yaratılışa   uygun  davranış   ve  yaklaşımlara  Ahlâk  denir.  Bu  davranış  ve  yaklaşımların  nasıl  olması  gerektiğini  hiç kimse  Yaratıcıdan  daha  iyi  bilemez. İnsanın  nasıl  işlenmesi gerektiğini  de  ancak onu yaratan bilir.  Bu  konuda    bilgisi  olanlar da  ancak  Allah CC  ın  bildirdiklerini  bilebilir. Bu  yaklaşımlara aykırı  her türlü  proje  başarısız  olmaya mahkümdür.  Yaratıcıya  ters  giderek  nasıl  başarılı olunabilir  ki ? 

Alemlere  rahmet  olarak  gönderilen  Allah CC ın  Resulü SAS   bu  ahlakı  insanlara  örnek  olarak  uygulamış  ,  fiili bir  vahiy  olarak   göstermiştir. Evet ,  neyin yaratılışa uygun yani ahlaki ve doğru , neyin de  aykırı ve  yanlış  olduğuna  ancak  ve ancak Yaratıcı hükmedebilir.  

 

“Gerçek şu ki insan, kendini kendine yeterli görerek ille de azgınlaşmaktadır! Oysa (kuldaki) her şey yalnız rabbine aittir (O’na dönecektir)” (Alak 96/6-8). 

 

 Alemlerin Rabbini inkar  ve  hükmünü  reddedenler  ve  kendi kendilerine , heva  ve  hevesleriyle  hükmedenler  ve   hükümet  edenler   bazen  geçici bir  başarı  kazanmış gibi  görünebilirler  ama   Alemlerin  Rabbi  imhal eder  ihmal  etmez. Onlar er  geç  yıkılır , dünyada  zillet ve  perişanlığı  ahirette de  hüsran  ve  pişmanlığı  tadarlar. Allah cc ın değişmez  ve  hiçbir canlının  güç yetiremeyeceği adetleri , kanunları vardır.  İnşaat  yapacaksanız   yerçekimi kuvvetini  hesaba katmaya mecbursunuz.  Fay  hattı  üzerine mahalle  kurarsanız ,  depremden  sonra  ağlamaya  bile  hakkınız  olmaz. “Aklınızı kullanmaz” , doğal kaynakları işlemez  yan gelip  yatarsanız  , düşmanlar  eliyle  “başınıza   pislik (azap)  dökülür “  , bomba  yağar . Tam  dünyayı ele geçirdik zannederken   bir dünya  savaşı  çıkar , 20 milyon ölü , şehirler  harabe , insanlık  perişan .  Veya  bir  virüs çıkar  milyonlarca  ölü ,   cesetler  yıkanamaz , kamyonlarla  taşınır, insanlık  felç , ekonomi  perişan ,  trilyonlarca dolar  kayıp ,  herkes  evinde  hapis.  Bu  virüs  herhangi bir  ekonomik  modelde  var mıydı ? Allah CC  ın  modelinde  olduğuna  şüphe  yok. Şu anda  insanlığın  yok  olması  için   sadece megalomanyak  bir  devlet  başkanının  kendilerine   nükleer başlıklı bir füze  atıldığını zannetmesi  yeterlidir. 

 

 

 

2)..Allahın  CC  kitabında zikrettiği  ve  hayatta bizlere gösterdiği  ayetlerinden   aynı zamanda  insanlık  tarihinden görüyoruz ki  insanlar  düşünce  ve  yaşayışlarını  aniden   bir  gecede  değiştiremezler.  Alışkanlıklarından  kolay  kolay  vazgeçemezler. 

 Kitabımız   tedricen , 22  senede  parça  parça  , insanların  anlayış  ve  bilgisi  arttıkça ,  gelen bilgiler  yaşandıkça , indirilmiş ,    emir  ve  yasaklar  da  tedricen   ve  insanları  ikna  ederek  ,  inandırarak  gelmiştir.  Hiçbir  Sahabi (RA)   Allahın CC  emirlerini  ve  Resulünün SAS  talimatlarını  istemeye  istemeye  yerine  getirmemiştir. Aksine  gönülden  ve  canlarını  feda  edercesine kabul ve  itaat  etmişlerdir.  İslamda  uygulama  her zaman   ön plandadır.  İslam   

asla  diğer  batıl  dinler  gibi  teorik  ve  felsefi  olmamış  hayatın  her yerinde   ve her  anında  yer  almıştır.  

 

3) .. Faiz teknik ve ekonomik bir problemden önce bir iman ve ahlak sorunudur . Diğer   haramlar  gibi  faiz  de  inanarak  ve  inandırarak  ortadan  kaldırılmış  ve  yerine  

daha  hayırlısı    konulmuştur.   Birden  bire  yapılan   değişiklikler   zorlama  olup  büyük bir  dirençle  karşılaşır   ve   kalıcı  olamaz.  

İnsanın  doğası  da  diğer  canlıların  doğasından  çok  farklı  değildir. 

 

Ağacı  besleyen  su   köklerinden  verilir .  yapraklarından değil . 

Küçük işleri  doğru yapmadan  büyükleri   yapılamaz.  

İnsan küçükken  nasıl  yetişirse   büyüdüğü  zaman da  onu  devam ettirir. 

Ağaç yaşken eğilir . 

İnsanlar  ve  bütün  yaratıklar  küçüklükte hayatı  yaşayarak   yavaş  yavaş  öğrenirler. 

Bildikleri ile  amel  etmeyenler  bilmediklerini  öğrenemez

Toplumlar   halkın   ahlakının  düzelmesiyle  düzelir  , bozulmasıyla  bozulur . 

Uçaklar  havalanabilmek  için  önce  yerde  hızlanırlar. 

 

4)..Kimse sanmasın ki  ,
Birdenbire   kocaman , harika  ve mükemmel  bir  faizsiz sistem  göklerden  gelip önümüze konacak  veya  bir  dahi  kurtarıcı  tarafından   keşfedilerek   her şey  bir  anda    düzeliverecektir .   

Bu işler yavaş  yavaş  tedricen  ve   mutlaka  inanarak olur   ,  aynen  İslamiyet gibi  .  Bu  toplumun  islamiyeti  terk etmesi   neredeyse  200  yıl  sürdü . Düzelme de   elbette  kolay  ve   hızlı  olmayacaktır. Bu  toplumun önemli bir kısmı   faizin  haram olduğu  bir  tarafa ,  daha  Allah CC ın  varlığına  bile doğru  dürüst  inanmayan  cahil  bir topluluktur . İmanın  ne olduğunu  bilmeyen , yeryüzünde  insanın  hikmet- i  vücudunu  anlamamış  bilememiş  bir  müslüman  faiz  alsa  ne  olur almasa  ne  olur. Bir çok  batı ülkesinde sıfır  faiz  uygulamaları  var   ama  bu  onları  cennetlik  yapmıyor. 

Yani mesele   faiz almamak  değil  neden  almadığını  bilmektir. 

 

5)..Hiç  şüphe  yoktur  ki   her  amelden   önce  niyet  gelir  ve  “ ameller  niyetlere  göredir “ 

Bu   niyet  ve  gerekçe  o  ameli  makbul  veya   münker  kılar. İslamda  niyet  ve  gerekçeler 

İman  olarak  özetlenebilir. Mü’min  her  işini   inanarak  ve  Allah cc ın  rızası  için  yapan  insandır. Devleti  Allah CC  a ortak  koşan  bir  müslüman   istediği  kadar  faiz  alabilir . 

Alıyor  zaten .  Ahlak  ve  İman  olmadan    ne  faiz  işi  ne de  başka  bir  sorun  çözülemez. 

 

“Efendim  insanlar  faiz  (haram)  yedikleri  için  ahlakları  bozuluyor “ teorisi  doğru  değildir. 

Doğrusu  “ ahlaken  yetersiz  oldukları  için  faiz  yiyorlar “ dır . Ahlak  ve iman  önceliklidir. Ne  var ki  bütün  kötülükler  gibi    bunda da “ pozitif  geri  besleme “ vardır . Yani  faiz  yedikçe  ahlaken  daha  da  düşerler  demektir. İçki  içtikçe  bağımlı  olan ve  daha  fazla  içen kimseler gibi .  Dünya sevgisi ve mal hırsı  deniz suyu gibidir.  “deniz  suyu  susuzluğu  gidermez , içtikçe  daha da  arttırır “ . 

 

 “İman ettikten, Peygamberin hak olduğuna şahitlik ettikten ve kendilerine açık deliller geldikten sonra inkar eden bir toplumu Allah nasıl doğru yola eriştirir? Allah, zalim toplumu doğru yola iletmez. “  Al-i İmran 86 

 

Faizden  vazgeçemeyenler  faizden  kurtulamazlar. 

Peki  ne  yapacağız  ?.  

 

6)..Öncelikle  idrak  etmek  gerekir ki  faizden  veya  başka  bir  kötülükten  kurtulmak  istiyorsak. İlk  yapılacak  şey  ‘   bunu  istemektir. ‘   Nasıl  yani ? 

 

Sınıfını   geçmek   istemeyen  öğrenci  olur mu ?  Elbette  olmaz . 

Ama  sadece  gerçekten  isteyenler  ,  yani  çalışanlar ,  sınıfı  geçer. 

 

Üniversite  hocalığımda ..  genellikle  ilk   dersimde ; 

“ çocuklar  merak  etmeyin  hepiniz  bu  dersi  geçeceksiniz “  der  ve  çocukların  gözlerindeki  sevinç  pırıltılarını   gördükten  sonra  eklerdim ;  “  sadece    bu  dersi  çok  seven  ve  bir  defa  daha   almak  isteyenler  sınıfta  kalacak  “ 

     Tarlasından  ürün  çıkmasını  istemeyen  çiftçi  olur  mu ?  Elbette  olmaz. 

Ama  sadece  tohum eken  ve  tarlaya   emek  harcayan  çiftçi  ürün  alır. 

 

7)..Adam  aslında faizin  kalkmasını  istemiyor . İstiyormuş gibi  yapıyor. Bu  mış  gibi  yapmak 

hastalığı  burada da  kendini  gösteriyor.  Konuşurken  Faizin  kötülüklerini  anlatıyor  

hatta  gözlerinden  yaşlar  akıtıyor ,  ne kadar  mağdur  olduğundan  bahsediyor ,inşallah  kalksın   falan  diyor  ama  şirketinin  yeni  yatırım  projesinde   şeytanın  önüne  attığı  faizli  cazip  krediye   kırılası  elini  uzatıyor. O  imzayı  atarken   “ ben  münafık mıyım  acaba “  diye  kendine  sormuyor. Kimse kusura bakmasın  Allah CC ı  kandıramazsınız. 

 

İşte  “ faizin  kalkması  için  faiz  kullanmamak  gerekir  “  den  bunu  kastediyoruz. 

Faizli  krediler  alıp  sonra  günah  çıkarmak  için  umreye  gitmekle  faiz  kalkmaz.  İnşallah maşallahla da  kalkmaz. İhlas ,  Amel , aksiyon lazımdır. Kesinlikle bilmeliyiz ki bu ülkede faizi  haram helal tanımayan , laik demokratik sistem  kaldırmaz , bunu istemez ,  hatta istese bile  kaldıramaz . Kaldırtmazlar ! Kendi ayaklarına mı sıkacaklar ?   Ancak İman sahibi Müslümanlar  kaldırabilir . Gençliğimizdeki  sloganda  söylendiği gibi  “ hak  verilmez  alınır ! “  Boşuna ,  faiz kalksın faiz  kalksın , diye  çırpınmanın   faydası  yoktur. “bu zavallı  ezik  müslümanlar  ne zamandır   ağlaşıyorlar , şu  faizi  kaldıralım da  garibanlar  biraz  huzur  bulsun “ diyeceklerini 

mi  zannediyorsunuz ?  Seni  hapiste  tutan  gardiyandan  bir  bardak daha çay istersen  belki  verir  ama “ şu  ayağımdaki  zincirleri  çözer misin?)  diye  rica  edersen  sana sadece  güler. 

Zaten  unutma ki  seni hapse atan o gardiyan değildir.  

 

8)..Efendim  ekonominin  dinamikleri ,  merkez  bankası  , dış borçlar , iç borçlar  ,  piyasalar ,  makro göstergeler , mikro krediler  ,  doların  patronları  , digital ekonomi ,  bitcoin , piçcoin ,  ah bu  kötü  bankalar  v.s.  vs. . 

Bu   “  ağaçlardan  ormanı  görememek “   sendromunun  tipik  bir  örneğidir. 

Aslında  Hz.Ali (RA) nin “ ilim bir noktadır cahiller onu çoğaltırlar .”    eşsiz  hikmeti , 

Gerçek  ve  doğru  olan  Allahın CC  kopmaz ipini  bırakanlar ,  şeytanın  sayısız iplerinde  oynarlar  hakikatı .  

Aslında bankalar ve  onların   ajanı  oldukları  uluslar arası siyonist bankaları ve yabancı  sermaye , yabancı  yatırımcı , döviz  kredi  v.b araçlarla  kendini müslüman zanneden  halkın kanını    emiyorlar . Bu  operasyonda   anestezik  diyanet işleri başkanlığı da  görevini  yapıyor. Siz hiç , bir  diyanet  hutbesinde  veya  medyada  faiz  ve  banka  sistemini  değil  kötülemek ,  hafifçe  eleştiren bir  ifade  gördünüz mü ? Aksine  kredi faiz  oranı  düşükse  ve  dahi  bunu  devlet  veriyorsa  almak  caizdir  diye  şeytani  fetvalar  vermiyorlar mı ? 

 

9)..İşin özü ; Hiçbir  Müslüman  kredi  almazsa  ,  bankaya  para  yatırmazsa   bu  bankalar  nasıl  ve  hangi  parayla  faiz  alacaklar  ?. Ahmetin parasını Mehmede  kredi verip  her ikisini birden  nasıl  soyacak ?  

    Neden  bu  ülkede  büyük  bir  domuz  eti  endüstrisi ,  milyonlarca domuz  , yüzlerce  ton   domuz  eti , domuz  sucuğu , domuz  pastırması ,  kavurması   v.s    yok ?   Böyle  bir  işe  Yahudi  veya  hiristiyan  bile  olsa   neden  hiçbir  girişimci  girmez.  Çünkü  iflas  etme  ihtimali  çok  yüksektir.  Ürettiği  ürünleri  satılmaz  kokuşur  ve  Şirket  batar.  

 

İşte  bankalar da  aynen böyledir  .  Alacak  ve  satacak sermaye bulamazlarsa  ya   namuslu  işlere  yönelir ,  düzelirler   veya  batarlar . Hiç şüphe yoktur ki ,  bu  ülkede  faiz  sistemini  sürdüren  besleyen  ayakta  tutan   müslümanların  bankalarından   çıkmayan  müslümanlardan  başkası  değildir. Evet  aynen  öyle , Müslümanların bankaları ! 

 

10)..Bankasız  ve  kredisiz   işler  nasıl  yürüyecek ?  diye  soruyorlar.   Siz  Allah a cc inanmıyor musunuz ?  Bu soruyu  sormak  bile  durumun  perişanlığını   göstermeye  yetiyor. 

Kimse  aç kalmaz   beyler  , işler  pekala  yürür .  

Hak gelince  batıl zail olur “  Ben  sana  demir  veririm  sen  bana  çimento. 

Sen bana  un  verirsin  ben  sana  ekmek . Bankalara  kendimizi  ve  ülkeyi  soydurmaya  gerek  var mı ?  Farklı  çözüm  diye  bir  şey  var. Bu  çözüm  İslamın çözümünden  başka  ve  yeni  bir  şey midir  ? Bu  konuda  binlerce  çalışma ve  araştırma  zaten  yapılmamış mıdır ? Ama  önce  İman  etmek  gerek . Ve  tabii ki çok çalışmak . Yani  İman  ve  Salih  Amel  .  Hiçbir  ilaç   kullanmadan  şişenin  içinden  fayda  vermez. 

 

Çözüm    Müslümanların  iman  etmesinden    geçiyor. Hem Faiz konusunda  hem de  her  konuda . 

 

“ Ey iman edenler! Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr eden kimse iyice sapıtmıştır.    “ (Nisa 136) 

 

Gerisi  boş  laftır , havan da su  dövmektir. Ahlaka ve  insan doğasına aykırıdır. Münafıklıktır. 

 

Müslüman  iş  adamları  ve  mevduat  sahipleri  , 

 

“ şükürler  olsun ki  faiz  almadık  ve  iflas  ettik ,  aç  kaldık  “ diyemedikçe   Allah CC  ın  yardımı  gelmez. Zenginin  ilk  imtihanı  budur. Faizle  işleri  yolunda  gitmektense  faizsiz  zarar  etmek  hatta  aç kalmak  .  Acısız  ameliyat  olmaz. Haramdan  şifa gelmez. 

 

Allah CC  kendisine güvenen  hiçbir kulunu  yalnız  bırakmaz. Bırakmamıştır. 

Hz. İbrahim AS ,  oğlunu  Allah CC  istedi  diye  kurban etmeye  kalktığında  bıçak  kesti mi ? 

Faiz  kullanmamak ta kesmez. 

 

11)..Allah CC  faiz  musibetinden  sizi  neden  kurtarsın ? Kurtulmak  isteyen  yok ki  ! 

Hala  faiz  alan ,  faizli  kredi  kullananlar , faizsiz  yapamayız diyenler    lütfen    ayrılsın  .  Ayrılınız ve   uzaklaşınız ki  Allah CC ın   ihlaslı , temiz  ve  muttaki  kulları   üzerine  rahmet  ve   yardımı  gelsin . Peygamberimiz  SAS cihada  çıkarken ordusuna  katılmak isteyen münafıkları 

kabul etmemiştir . Ertuğrul Gazi oğlu  Osman Bey  de  bizansla  savaşa  giderken ,  bizansla  çıkar  ilişkileri  içinde  olan   beyleri  ordusuna  katmamıştır. Münafığın  sizi  ne zaman  arkanızdan  vuracağını  bilemezsiniz. 

 

12)..Ahir  zamanda  her  müslümana  faizin  tozu nun  bulaşması  konusu  bir  teselli  veya  mazeret  değil , bir  uyarıdır.” Nasıl olsa  tozu  bulaşıyormuş  o  zaman  yapacak  bir  şey  yok”  “ demek ki  az da  olsa  faizsiz  olmuyormuş “ şeytani  mazereti . Aslında kastedilen “ dikkat  ediniz   faizin tozundan  bile  uzak  durunuz “ uyarısıdır . ! 

Lağım temizleyen  kişinin  üstü  başı  kokar . Bu  onu  temizlik  görevinden   vazgeçirmez . 

Yaptığı  işin  değerini de  azaltmaz. 

 
Mirzahan HIZAL 


Bu yazı 236 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI