Bugun...


Prof.Dr.Mirzahan Hızal

facebook-paylas
BENZERLİK
Tarih: 27-02-2021 23:10:00 Güncelleme: 27-02-2021 23:10:00


Üzüm üzüme baka baka kararır  derler. 

 

Yani  doğru veya yanlış    bir   uygulamaya , bir  hayat  tarzına  uzun  süre   maruz kalan , 

şahit olan  kişi  veya  toplumlar   yavaş  yavaş  da  olsa  o  hayat  tarzı  ve  anlayışına  alışkanlık 

kazanır  onları  göre  göre    onlara  benzemeye  başlarlar.  Bu  olay  özellikle  az gelişmiş , zayıf ve yenik  toplumların  kendilerinden daha   iyi  durumda  ve  galip olan  tarafı  üstün görmesi  ve  onları  taklit  etmesi  şeklinde  daha  bariz  olarak  ortaya çıkar . 

 

Batı   kültür  ve  medeniyetiyle     yüzyıllardır   yakın  temas  halinde  olan    Müslüman  Türkler de  yavaş  yavaş  onlara  benzemiş  ,  dinlerinden   uzaklaşa  uzaklaşa    ne  Müslüman  ne  hristiyan  denemiyecek   acayip  ve    çelişkilerle  dolu  bir  hayat  tarzını  benimsemişlerdir.  Bu  acı  gerçek   ne kadar  rahatsız  edici  olsa da  maalesef   inkar  edilemeyecek  bir    netlikte  karşımızda  durmaktadır.    

 

“ Kişi  kusurun bilmek  gibi  irfan  olmaz “ derler.   Bu  nedenle  kendimizle  yüzleşmek  zorundayız.  Yoksa  bu  kendi kendini  kandırmak  ve  olmadığı  bir  şey  gibi  görünmek  kimseye  bir şey  kazandırmaz.   Ama  toplum  ve  kişi  olarak   karakter  ve  saygınlığımızdan  çok   şeyler  kaybettirir. kendi  hatalarıyla  yüzleşemiyen  toplum ve  kişilerin  iflah  ve  islah  olmaları  çok  daha  zordur. 

 

Efendim ,  

 

1)Dindar Hiristiyanlar tatil  günleri  olan Pazar günleri  Kiliseye gider  ve  kendilerine göre  ibadetlerini  yapar  dualarını  ederler.  Günah  çıkarırlar.  Görevli  papaza  itiraf ettikleri  günahlarını  affettirirler.  Affettirdiklerine inanırlar. 

 

Dindar  Müslümanlar da  tatil günleri  olmayan  Cuma günleri  öğle vakti camiye gider  Cuma namazını kılar  kendilerine göre ibadetlerini yapar dualarını ederler. 

 

2)Hiristiyanlar  kilisede  dua eder , tanrı  olarak  bildikleri   Hz. İsa  Mesih ,  Kutsal  Ruh , Yüce  Tanrı ,   Hz. Meryem ,  ve  Çok  sayıda  azizlerden  oluşan   bir  tanrılar  grubuna   ibadet  eder  

onlardan  bir şeyler  isterler ,  günahlarının  affedilmesi  için  dualar  ederler.  Azizlerin türbelerinde  mum  yakarlar.   Kiliselerde  hatta  evlerinde  dindar  hiristiyanların   hz. Meryem  

ve  hz. İsa   (As)  heykelleri  ,  resimleri ,    haçlar  v.b   kutsal   putları  bulunur. 

 

Müslümanlar da   cami  veya  başka  yerlerde  yaptıkları  ibadetlerde   pek  azı  müstesna  

Allah   cc  ve  onun  yanında   güç  ve  kudret  tevehhüm  ettikleri  ,  kutsiyet  atfettikleri   başka   kişi  ve  kurumlara   dualar   eder   isteklerde  bulunurlar.  Hristiyanlarınkine çok  benzeyen bu  çok  tanrılı  sistem  özellikle  türbe  ve  yatırlarda  daha  bariz  bir  halde  kendini  gösterir . 

Türbelerde  oradaki  zattan  dileklerde  bulunur   mum  değilse de  bez  bağlamayı  ihmal  etmezler.  Müslümanların da  birçoğunun  ev  ve  işyerlerinde , devlet  dairelerinde resim , heykel  v.b  putlar  vardır.  Bunlar  put  değildir  derlerse de  aslında tam manasıyla  putturlar.. 

Bunlar  yüksek  bir  yerde , temiz  bakımlı ve kutsal  kutsal  dururlar . Bunlara  saygı  göstermek  mecburiyeti  vardır. 

 

3)Hiristiyanların   çok  büyük  bir  çoğunluğu  Kilise  dışında dinleri ile  ilgili  hiçbir  kural  ve  yaptırım   tanımazlar  ki   özellikle   Türkiye  Müslümanları  ile  olan  en   önemli  benzerlik  

burada  kendini  göstermektedir. 

Önceleri  zorla , sonraları  ise  alıştıklarından  Müslümanların da  çok  büyük  bir  çoğunluğu  dinlerini   Cuma  namazına , bayram namazına ,  ve  camiye  hapsetmişler ,   5  vakit  namaz  kılanlar  dahi namaz  vakitleri  dışında  başka  bir  dine  mensupmuş gibi  yaşamaktadırlar. 

 

4)Hiristiyanların  büyük  çoğunluğu   dinlerini  bir  rutin  ibadet  ve  ritüeller  sistemine   dönüştürmüş  ve  bunlarla  kendilerini  tatmin  eder  duruma  gelmişlerdir. Bu  ritüelleri  yerine  getirince  günahlarının  otomatik  ve  mekanik  bir  şekilde  silindiğini   ve  adeta  yeni  günahlar  işlemeye  hak  kazanmışlar  gibi   zannetmektedirler. 

 

Müslümanların da  büyük  çoğunluğu  namaz  oruç , umre , hac  v.b  ibadetleri  yerine  getirince ,  hatta  sadece  Cuma  günleri  camiye  gittiklerinde   dinlerinin  gereğini    yaptıklarını  ve  otomatik  olarak  günahlarının  affedileceğini    ve cennete  gitmeye  hak  kazanacaklarını  zannetmektedirler. Bazıları sık  sık  umreye  giderek   yıl içinde  işledikleri  günahları  sildirmeye 

çalışırlar. 

 

5)Hristiyanlarda  din   hayatlarının   çok  az  bir kısmını  ilgilendirmekte  , evlenme , Pazar  ayinleri  v.b  dışında   tüm  hayatları  ,   ahlak  ,  sosyal  ve  ekonomik  sistemleri   dinle  hiç  alakası  olmayan  insan  yapısı ,  seküler  bir  anlayış  ve  inanışa  bağlıdır.  Adeta  tanrıları 

onların   ne  iş  yaptığı  ile   ,  nasıl  yaptığı  ile  hiç  ilgilenmemektedir. 

 

Günümüz  Müslümanları da    günlük  hayatlarından  dini kural  ve  düzenlemeleri  tamamen  

dışlamışlar  ,  iş hayatı  , aile ,  ekonomi  ,  politika  ,  hukuk  v.b  tamamen    din  dışı  düzenlemelere   bağlı   olarak  yaşamaktadırlar. Helal  ve  Haram  kavramları rafa  kaldırılmıştır . Cuma  namazından  çıktıktan  sonra  doğruca  bankaya  gidip   faiz almak ,  akşamları   içki içmek  , kumar  oynamak ,  tesettürsüz  dolaşmak  ,  yılbaşı  kutlamak ,  baloya  gitmek  ,  plaja  gitmek   v.b.  son derece  normal   görülmekte  bütün bunlara  rağmen  hala  Müslüman  olduklarını    zannetmektedirler.  Birçok  dini  motif   ve  usul  Allahın   emri  olduğu  için  değil ,   gelenek  ve  görenek  olarak  adet  şekline  dönüşmüştür.  mesela   bilerek  domuz  eti  kolay  kolay  yemezler   ama   içki  içerler  ve  faiz  alırlar. Dedikodu  yapmak  ta  gayet  normaldir. Hatta  karısını  dövmek  ,  öldürmek   bile  törelere  uygun olarak  hoş  görülebilir. Son zamanlarda   sıklıkla   görülen  evden  kaçmalar  ve  ahlaksızlıklar da   seküler  sistemde  özgürlük  olarak  görülmekte   ayıp  ve  günah   kavramları   ortadan  kaldırılmış   bulunmaktadır.  Çoğu  yerde  başörtüsü  dinin  emri  diye  değil    adet  olarak  kullanılır .  Camileri  gezen  hristiyan  turistlerin  başlarını  geçici  olarak  örtmesinden  farklı  değildir. 

Bu  yozlaşma  uzun  zamandır  baskı  ile   uygulanan  ve  tartışılmasına  sorgulanmasına  bile  izin  verilmeyen  seküler  rejimin  sonucu  olduğu  kadar  ,  büyük   ölçüde  Müslümanların  kendi 

cahilliklerinden  ,  hırs   ve  tamahkarlıklarından ,  tembellik  ve  korkaklıklarından da  kaynaklanmaktadır. 

 

Gerçekten de   çok  ciddi  bir  benzerlik  yok mu ? 

 

Sözümüzü   Bosna nın  efsane   bilge  Devlet  Adamı  mücahit   Aliya İzzet Begoviç in 

muhteşem  tesbiti  ile  bitirelim . 

“Müslüman  ülkelerdeki  halk  üç  kısımdır . müslüman  olanlar , müslüman  olmayanlar  ,  kendisini müslüman zannedenler. Bu  üçüncü  grup  yarıdan  çok  fazladır. “ 

 
Mirzahan HIZAL 
 


Bu yazı 208 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI