Bugun...


Prof.Dr.Mirzahan Hızal

facebook-paylas
KİME YARDIM EDER?
Tarih: 18-01-2023 11:16:00 Güncelleme: 18-01-2023 11:16:00


Yerleri gökleri  ve  ikisi  arasındaki çok azını  bildiğimiz, pek çoğunu bilmediğimiz  her şeyi  yoktan  vareden,  onların varlığını  sürdüren,  tüm canlıların rızkını,  alıp verdikleri nefeslerini veren,  mülkün ve hükmün sahibi  Alemlerin  Rabbi   istemeden   ve  yardım  etmeden   insanların    yok denecek  kadar  sınırlı  ve  yetersiz  bilgi  ve  imkanlarıyla   herhangi bir  şeyi  başarmaları  mümkün müdür?  Hal  böyleyken,    tarihte  örnekleri  çok  görülen; 
“ biz  yaptık,  biz  yarattık,  bizim  sayemizde  bunlar  oldu, şunlar oluyor, onlar olacak,  sizi  biz  kurtardık,  varlığınızı bize borçlusunuz,”  tarzındaki  sözler  ve  ifadeler  ne  kadar  da  insana yakışmayan,   İslama  zıt,  firavunca  ve  nemrutçadır.  Hayatları  ve  akibetleri  ibret-i  alem  olan  bu  zalim  hükümdarlar,  Allahın CC  onlara  verdiği  güç  ve  imkanlarla  yeryüzünde  adaletle  hükmedip  hükmetmeyecekleri  konusunda  sınandıklarından  gafil  oldukları  bir  yana,   şımarmış,   kibirlenip,   böbürlenerek işi  tanrılık  iddiasına  kadar  vardırmışlardı. Seküler (laik) bakış  açısı ile  Allahın CC  gönderdiği  elçileri  ve  hükümleri  reddetmiş,  neyin  helal  (  serbest)   neyin  haram  (yasak)  olduğuna    güya  kendileri  karar  vermişlerdi. 
     Gayrımüslim  ve  inançsızların  bu  tür   sapma  ve  sapıklıklara  düşmeleri  bir  dereceye  kadar  anlaşılabilir.  Çünkü  onlar   zaten,  Allahın  CC  nuruna  gözlerini  ve  kalplerini  kapatmış  ve  karanlıkta  kalmış  insanlardır. Yanlış  yollara  sapmaları    kaçınılmazdır.  Ancak  asıl  vahim  olan  şey,  “biz  müslümanız,  Allaha CC  inanıyoruz  diyen insanların,  yukarıda  açıklanan    gaflet  ve  dalalet  bataklığına  bilerek  ve  isteyerek   girmeleridir.  “Biz  müslümanız, Allaha CC inanıyoruz”  dedikten  sonra  “ bu  zamanda  1400  yıl  önceki  hükümlerle   ülke  yönetilemez,  faizsiz  ekonomi  olamaz,  gayrı müslimlerin  usul  ve  adetlerini  benimsemezsek  olmaz,  onları  dost  edinmezsek  olmaz  v.b “  ifade  ve  eylemlerinin  anlamı  nedir?  Allah CC,   haşa   İslami  hükümler  1400  sene önceki  çağda  uygulansın,  21.  yüzyılda  ve  sonrasında   insanlar   kendi  uydurdukları   hükümleri  uygulayabilirler  mi  demiştir?   
Bundan  daha  garip  ve  anlaşılmaz  olan  şey  ise  Allahın CC  hükümlerini  reddederken  aynı zamanda  ondan  yardım  beklemektir.  Ona isyan içinde  yüzerken,  destek  ve  himayesini  talep  etmektir.  Lütfen  biraz  mantık.   Siz  gerçekten  Müslüman olduğunuzdan  emin misiniz?  Allah CC  onun  dininden  yani  hükümlerinden  yüz çevirenlere  yardım  etmeyeceğini  ve  onları  şiddetli  bir  azapla  cezalandıracağını  söylemiyor mu? 
 
 "Bize de kitap indirilseydi, elbette onlardan daha çok doğru yolda olurduk" dememeniz (için), işte size Rabbinizden apaçık bir belge, bir hidayet ve bir rahmet (olarak Kur’an-ı Kerim) gelmiştir. Allah’ın ayetlerini (yanlış te’vil ve) tekzip edenden (bu zamanda bazı ayetlerin gereksiz ve geçersiz olduğunu söyleyip mü’minleri zalim sistemlere köle haline getirenlerden) ve (insanları) Ondan alıkoyup-çevirenden daha zalim kimdir? (Kullarımızı) Ayetlerimizden alıkoyup-çevirenlere, bu ’engelleme ve çevirmelerinden’ dolayı azabın en kötüsüyle (ve şiddetlisiyle) karşılık vereceğiz.   
( Enam, 157,  Abdullah Ahmet Akgül) 
 
 “Her kim de benim zikrimden (Kur’an’dan) yüz çevirirse mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz. (Kör olarak haşredilen kul) şöyle der: ‘Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum halde, niçin beni kör olarak haşrettin?’ Allah da ‘Evet, öyle! Âyetlerimiz sana geldi de sen onları unuttun. Aynı şekilde bugün de sen unutuluyorsun!’ buyurur.” (Tâ-hâ, 20/124-126). 
 
“Allah Teâlâ tarafından en güzel şekilde yaratılan insan, dünyada da ahirette de başıboş bırakılmış değildir. İnsan, kendisine hak yol gösterilmek suretiyle imtihan dünyasında serbest iradesiyle baş başa bırakılmıştır. Bunun yanında Cenâb-ı Hakk, her devirde insanoğluna kitap ve peygamberleri aracılığıyla hak yolu göstermiştir. Son Peygamber, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) de son kitap Kur’an-ı Kerim’le gönderilmiştir. Bu itibarla Kur’an-ı Kerim, indirildiği zamandan kıyamete kadar insanlığa hakkı gösterecek hidayet kaynağıdır. Sünnet ise onun açıklayıcısı ve örnek uygulayıcısıdır. 

Rasulüllah (s.a.v.) Efendimiz’in haber verdiği gibi “Allah, Kur’an’a yapışan toplumları koruyup yüceltir. Kur’an’dan kopan toplumları ise, âleme rezil edip alçaltır.[1] Yine Peygamber (s.a.v.)’den rivayet edilen hadise göre, hayatlarında “Kur’an’ı önüne alanlar, onun rehberliğinde cennet’e yolcu olurlar. Kur’an’ı arkasına alanlar ise onun aracılığıyla Cehennem’e sürüklenirler. Kıyamet gününde Kur’an, kendisiyle amel edip onu yaşatan kulun kurtuluşu için müdahil ve mücadeleci olacaktır. Kendisiyle amel etmeyen ve onu koruma yolunda gayreti olmayanın da cezalandırılması için müdahale ve mücadele edecektir. [2]” [1] Müslim, Müsâfirîn, 269; İbn Mâce, Mukaddime, 16.   [2] Heysemî, Abdullah b. Mes’ud’dan gelen hadisi, Teberânî’nin M. Kebir’inden zikretmiştir.   (Dr. Ahmet GELİŞGEN) 
 
Görüleceği  üzere,  müslümanların,   çoğunluk,  azınlık,  zenginlik  yokluk,  güçlü  güçsüz, bizden, onlardan  ayırımı  yapmaksızın   her zaman  sadece  inanç  ve  ihlas  esaslarıyla  seçim  yapmaları  ve  sonuç  için  Allaha CC  tevekkül  etmeleri  gereklidir.  Bu  göründüğü  kadar  basit  ve  kolay  bir  iş  değildir.  Bazılarının  zannettiği  gibi  bu  bir  strateji  hatası  değil,  aksine   en  güzel  stratejidir. 
Unutmayalım ki  Allah CC  resulü  hak dini  tebliğ  etmeye  başladığında   sadece  Allahın  CC  emri  doğrultusunda  hareket  etmiş  ve  Müslümanların  bir  avuç  kişi  olmaları,  kafirler  ve  müşriklerin ise  onlardan  kat  kat  kalabalık  ve  maddi  imkanlara  sahip  olmaları  onları  korkutup  yıldırmamıştır.  Bu  bir  fitne  ve  imtihan  asrıdır.   Müslümanın  en  büyük  ve  aslında  tek  stratejisi  Allahın  CC  açık  ve  net  hükümlerinden   asla  taviz  vermemek   bu  konuda  sebat  etmek,  sabır  göstermektir. Dost ve  yardımcınız  Allah CC  olduğu  sürece  asla  kaybetmezsiniz.  Siz  zanneder misiniz ki,  bir  kişi  inancından  dolayı   hiçbir  zaman  faiz  kullanmayacak  ve   Allah CC  onu  iflas  ettirip  batıracak ,   bir diğeri  ise  şiddetle  yasaklanmış  faizi  hem de  helal  diye   bilerek  yiyecek  ve  Allah CC  onu  muvaffak  edip  yükseltecek?    “ ama  böyle  yaparsak   batarız,   şimdilik  haramı  falan  boşverin,  köprüyü  geçinceye  kadar   idare  edelim,  şimdi  zamanı değil,    hele  şu  işi  başaralım  sonra   durumu  düzeltiriz  v.b “   söylemleri  tamamen  şeytanidir.  Allah CC  en  sevgili  kulu  olan   Peygambere  SAS  bile  asla  böyle  bir  ruhsat  vermemiştir.  Görünüşte  son derece  asimetrik  şartlarda  dahi   onu  ve  mü’minleri    asla   hükümlerinden  taviz  vermemeleri  konusunda  uyarmıştır.   İşte  iman  ve   imtihan  zaten  budur.   Başarısız  olma  hatta  yok  olma  riskine  karşı  ısrarla  ve  sabırla  hakkın  tarafında  olmak.  Faiz  neden  bir  türlü  kalkmıyor,  kaldırılamıyor?  Kaç  tane  Müslüman  tüccar  veya  iş adamı,  modern  (Yahudi)   ekonomi  ve  finansın    bütün  kurallarını  çiğneyip  “faiz,  kredi  falan  almıyorum,  batacaksam  batayım,  yeter ki  Allahın CC  nazarında  batmayayım”  diyebiliyor?  Neden  güvendiğimiz dağlara  hep  kar  yağıyor?  Çünkü  dağ  gibi  görünenlere  değil,  sadece  Allaha CC  güvenmek  gerektiğini  anlamıyoruz.  Bu  kapıları  bir  defa  açar  ve   ipi  şeytanın  eline  verirseniz,  Allahın CC yardım  ve  himayesini  kaybeder,   ayette  açıklandığı  gibi,  dünya  ve  ahirette  rezil  ve  zelil  olursunuz.  Hemen  helak  olmuyorsanız,  Allah CC  size  mühlet  verdiği içindir.  Müslümanlar   Allahın CC  hükümlerine  arkalarını  döneli   100  yıl  oluyor. Ne  kazanıp  ne  kaybettiklerinin  muhasebesini  yaptılar mı?  Akıllı insanlar  muhasebe yaparlar.  Sanayi ve  teknolojide  hala  çok  gerilerdeler,   yüksek ve lüks  binalar,   residanslar,   yollar,  köprüler  ve  milyonlarca  ateist  genç,  on milyonlarca  kara cahil  Müslüman.  Pek de  övünülecek  şey   değil  gibi.     Bir  tane  ateist   üniversite  mezunu  kaç  residans   eder? 
 
Küfür  düzenini  benimseyen  ve  savunan,  faizden, rüşvetten vazgeçmeyen,  vazgeçemeyen  ve  bu  yolla  elde ettiği  haram  lokmalarla  beslenen,  çoluk  çocuğunu  besleyen, bunu  normal ve meşru gören, tevbe  etmeyen,  buna  gerek  bile  görmeyen  müslümanın  duaları  kabul  edilir mi?  Ona  Allah CC  yardım  eder mi?   Faiz  v.b   haram  kazançlarla   yapılan Hac  ve  Umrelerden,   haram  lokmalarla   kılınan  namazlardan,   yapılan zikirlerden ne kadar sevap kazanabilir?   
 Yağmurlar  biraz azaldığı  zaman  hemen  yağmur duasına çıkıyoruz,   haramlardan   vazgeçmek  için   7- 8  şiddetinde  bir   kaç   deprem  olması mı  gerekiyor? 
  
Allah CC  sadece  Mü’min  ve  Salih  Ameller  işleyenlere  yardım  eder ve  onları  asla  yalnız  bırakmaz. 
“Ey iman edenler, eğer siz Allah'a, Allah'ın dinine yardım ederseniz, O da size yardım eder. Kendinize itimadınızı artırır, ordunuzu güçlendirir, devletinizi ayakta tutar, itibarınızı yüceltir. Sizi kararlı, sabırlı ve azimli hale getirir.”(Muhammed 7. Ahmet Tekin) 


Mirzahan HIZAL



Bu yazı 246 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI