Bugun...


Prof.Dr.Mirzahan Hızal

facebook-paylas
MESELELER (KISIM 1)
Tarih: 02-05-2021 21:51:00 Güncelleme: 02-05-2021 21:56:00


MESELELER    02.05.2021   (KISIM 1) 

Meselelerimiz  , güncel  ifadeyle  sorunlarımız  nelerdir ? 
Çok değil, sadece  birkaç tane . Asıl sorun  bunların neler  olduğunu  bilmek de değil. Asıl sorun bunları  anlamamak . 
Günümüzde  müslümanların  belini büken ,  sırtını yere  getiren başlıca  beş önemli mesele vardır. 
 
1)      YERYÜZÜNDEKİ ASLİ GÖREVİMİZİ UNUTUP   FAYDASIZ  İŞLERLE OYALANMAK  
 
İnsan yeryüzüne  Allah CC ın halifesi  sıfatıyla  ve yeryüzünü imar ve  islah etmek  göreviyle gönderilmiştir. 
Allaha CC  ibadet etmek  , kulluk  bu  demektir. 
Bunun böyle olduğuna  Kitabın içindeki ve dışındaki  bütün ayetler , insanın bizzat kendisi  ve  alemdeki   bütün zerreler  şahittir. Yaratılmış  tek bir şey yoktur ki  insana  hizmet ve  fayda için  yaratılmamış olsun .  Alemde    hiçbir şey  karşılıksız ve  bedelsiz   olmadığına göre  bunca  nimet  insan   sırf  yiyip  içip  keyfine baksın diye  verilmiş  olabilir mi? 
Bütün bunların  insanın çok önemli bir  görevi  yerine getirebilmesi için  verilmiş olduğu  çok açıktır. 
İmar  yeryüzünü güvenli, sağlıklı ve insanca yaşanabilir bir hale getirmek için yapılması  gereken çalışmaların tümüdür. 
İslah  ise  insanın  tabiatı icabı  sahip olduğu   zaafları  ve  varlığına  Allah CC ın  varlığı  gibi  hiç  şüphe  olmayan  Şeytan 
tarafından  ortaya  çıkarılan   kötülükler   fitneler  ve   fesatlar  ile  mücadele etmek , onları  ortadan   kaldırmak ,  yenilerine   engel  olmak   demektir. 
Peki  günümüz Müslümanları olarak  biz  ne  yapıyoruz ? 
a)     Tamahkarlık ; 
Parayı  putlaştırmak . Ahirete    götüremeyeceğimiz ve  hesabını  veremeyeceğimiz   mal  ve  servet  kazanma  hırsı , 
b)      Büyüklük taslamak , kibir ve haset 

Diğer insanlara  üstün  olma  hırsı ile  makam ve  mevki  peşinde  koşmak , 
c)      Rahatımıza  ve  keyfimize  düşkünlük ; 
Tembellik  ,  yemek içmek ,  zevk ve  eğlence  
Allah CC ı inkar eden ehli küfür ve  gayrı müslimlerin  bu  işleri yapmaları  anlaşılabilir, yapmamalarına  ise  şaşılır. 
AllahCC  ve  peygambere  iman ettiklerini  ikrar eden müslümanların  ise  bunları  bilmemeleri anlaşılmaz ,yapmalarına  ise şaşılır .  
 
2)     KURAMSAL   (NAZARİ)  MÜSLÜMANLIK 
 
Birşeyleri  söylemek ,  anlatmak  kolay ve ucuz , yapmak  gerçekleştirmek ise zor ve pahalıdır  ve  insan  kolayı  sever. 
Bu  yüzden  büyük  çoğunlukla  Müslümanlar ,  rutin ibadetler ,  rutin zikirler ,  rutin  toplantılar ,  konferanslar ,  konuşmalar ,  toplantılar ,  toplantılar ve toplantılar  ile  yukarıdaki  görevlerini  yerine getirdiklerini  zannederler.    
Bu  hastalık  o  kadar  yaygın  ve  müzmindir ki  çalışmanın  ve  icraatın  önemli  ve  gerekli  olduğuna dair de   sık  sık  toplantı  yaparlar.  Halbuki  yapmaları  gereken  şey  toplantı değil  çalışma ve  icraattır. Birkaç dakikalık fiili  çalışma  günlerce  yapılan  toplantılardan  daha  faydalı  ve  verimlidir. Gerçek tefekkürün  çalışma olduğunu da  çoğunlukla bilmezler. Bu  hastalığa  yakalananlar  önce  toplantı , plan  ve  program  yapmadan  işlerin  gerçekleştirilemeyeceğine  inanırlar.  
Halbuki   gerçek  hiç de  öyle  değildir. 
Sanılanın aksine  önce  çalışma  gelir.  Çalışma ile  gerekli  bilgi  ve  tercübeyi  edinemeyenler  bu  toplantılarda   neyi  tartışıp  neyi  planlayabilirler.  Bilgi  olmadan  tefekkür  olmaz. Su olmadan değirmen dönmez. Onun için   toplantılar  büyük  çoğunlukla  havanda  su  dövme  toplantısıdır. Dertleşme  ,  hasbihal  ,  kahvehane  sohbetidir.  Verimsiz  ve  faydasızdır.  Falanca  işi  gerçekleştirme  Derneği  kurup    aylarca  toplantı  ve  sohbetler  yapıp  iki  sene  sonra  bir  arpa boyu  yol  gidemedikleri  çok  görülmüştür.  
 Peki  hiç  toplantı  yapmadan  nasıl  olacak ? Efendim   toplantı  elbette  yapılır ,  ama  çalıştıktan  sonra ortaya  çıkan  sonuçları  değerlendirmek ,  hatalardan  ders  çıkarmak ,  projenin ilerisini planlamak  ve  daha  verimli  çalışabilmek  için . Yani önce iş sonra toplantı  .Tavuk yumurta problemi gibi , tavuktan yumurta çıkar ama yumurtadan tavuk çıkmaz , civciv çıkar. 
Ülkenin  en  önde  gelen  bilimsel  araştırma  kurumunda   yapılan  toplantıda  , araştırma projesinde  2 sene  sonra  
ne  sonuç  çıkacağını detaylarıyla  yazılmasını  istemişlerdir. Bunu  isteyenler daha  o iki sene dolmadan  ya görevden alınmış veya  görev yerleri değiştirilmiş ve yeni  gelen  ekip projeyi  kapatıvermiştir. Bir kurumun , gerçekliğinin samimiyetinin   ve verimliliğinin    en  güvenilir   indeksi  ayda yaptığı toplantı sayısının  yaptığı iş  sayısına oranıdır . 
Atalarımız “ az laf  çok iş “  diye boşuna söylememişlerdir. 
Hiç  laboratuarı  olmayan ,  hiçbir  araştırma  ve  proje  yapılmayan   hep  teorik  dersler  ve  konferanslar  ,  seminerlerle   eğitim  ( ! ) veren  bir  mühendislik  fakültesi  düşünün .  Buradan   mezun  olan   mühendisler 
hayatında  hiç  ,  vida , demir  aluminyum , lehim  ,  direnç , kondansatör  ,  tranzistör   , fiber , plastikler, kompozitler 
yapıştırıcılar vs. malzeme ve uygulama   görmemiş   olduklarından     en  ufak  bir   tasarım ,  imalat ,   ölçüm  ve  test  yetenekleri  bulunmadan   iş  aramaya  başlamazlar mı ?   Böyle  bir  eğitim  sistemiyle    nasıl  bağımsız  , yerli  ve  milli  bir  sanayi  geliştireceksiniz. Nasıl  uçak yapacaksınız  ,  nasıl  uzaya  gideceksiniz ?  
En  iyi  ihtimalle   kendi  yapamadığımız   malzemeleri    satın alıp  burada  montaj  yapabiliriz. Yani  yerli  ve  milli   montaj  sanayi . Acı  gerçek  şudur ki   sanayinin  ve  bağımsızlığın  olmazsa  olmaz  elemanı   yarı iletkenler  ve  elektronik  malzeme  %100  ithal ,  önemli  ve  stratejik  metal  alaşımları  %100 ithal ,   kompozit  malzeme  
%90  ithal  ,  bilgisayar  ve  bileşenleri  %100  ithal ,   üretim  makinaları  CNC  tezgahlar %100 ithal . Tıbbi  cihaz  ve  malzemeler   ithal  ,  ilaçlar  ithal ,  aşılar  ithal . Hatta  beyinler  bile  ithal . Dışarıda  formatlanmış ,  ithal  etme programları yüklenmiş  ,  GDO lu  , mutasyonlu  beyinler. 
Bu  zavallı  durumun  değişmeyen  ,sözde mantıklı,  mazereti  şudur. Efendim  dünya  globalleşti ,  artık  herkes  her şeyi  dışarıdan  getiriyor,  daha  hızlı ve  daha  ucuza ( ! ) tedarik  ediyor , biz neden  getirmeyelim ?  
Daha şık bir deyişle    “ why not outsource ? “ 
Lütfen  gaflet  uykusundan  uyanalım . Dünya  globalleşmedi .  Daha  doğrusu  ehli küfür   globalleşti   sen  ise  sömürge müslümanısın. Ehli  gafletsin  ve  “ onların  dinine  uymadıkça “  yani diz çöküp , bağımsızlığından  ve  inancından  vazgeçmedikçe , tam bağımlı olmadıkça ,  onların  düşmanı  olmaya  devam  edeceksin  , 1000  yıldır olduğu gibi ! . Küfür  tek  millettir . Onlar  birbirine   stratejik  malzemeleri  verirler ,  alırlar ,  çok  uluslu  şirketler  kurar  kendi  aralarında   işbirliği  ve  yardımlaşma  yaparlar.   Ya  sen ?  Sen ancak  onlardan  hazır  ürün ,  hazır  malzeme  alabilir , karşılığında para ve beyin  verebilir , masadaki  kırıntı  ve  artıkları  toplayabilirsin  . O  masaya  seni  hiçbir zaman  oturtmazlar  . Kendi  masanı   kurman  gereklidir. Boş hayalleri bırak . Onlar  kuvveti  üstün tutan , kuvvete saygı gösteren insanlardır , hakka değil !. 1000  yıldan  fazla  bir  süre   can  düşmanları  olan  müslümanlara güvenmelerini mi  bekliyorsun ?  Efendim  biz   müslümanız  ama   laikiz  ,  globaliz ,  kazanan   tarafta  olacağız , hem  masonlar da   bu  ülkenin  evladıdır  diyorsanız  o   başka ! .  
“kim onlara benzerse o da onlardandır .” 
Bütün camileri kiliseye çevirsen bile  sana  güvenmezler. Amerikaya  bakın  siyah hiristiyanla beyaz hiristiyan  bir mi? 
Senin  kilisen  Müslüman kilisesi  onlarınki  Katolik ,  Anglikan , Evangelis  , Ortodoks  v.s  klisesi  olur . Seni sokmazlar , 
ikinci sınıf hristiyan bile  olamazsın . 
 Herşey  bir  tarafa  Allah CC  buna izin   vermez. O “ Dinini  kıyamete  kadar  koruyacağına “ söz  vermiştir. 
Ya  seninle  ya da  sensiz. 



Bu yazı 83 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI