Bugun...


Şahin Kayaduman

facebook-paylas
İFRAT VE TEFRİT !
Tarih: 03-04-2021 22:15:00 Güncelleme: 03-04-2021 22:15:00


İnandığımız kitabımız Kur’an,  * VASAT ÜMMET olmayı, * ORTA YOLU takip etmeyi emrederken, neden ifrat ve tefrite  meylediyoruz?
Bunun iki önemli sebebi var :
•  Birincisi ;    Şeytanın hiç durmadan tam mesai yaptığı bir alan olması !
• İkincisi de yine buna bağlı olarak nefsani duyguların galeyana geldiği bir saha olmasıdır  ...  !
Peki  !  İfrat ve tefrite düşmenin yapana veya müslüman topluma, İslam ümmetine bir hayrı, bir faydası var mı ?  Kesinlikle yoktur !
Zararı var mı ? Kesinlikle çok.
Madem ki durum budur, öyle ise akıllı müslümanların bu tehlikeli GİRDAP’a düşmemeleri gerekmez mi  ?
Hem müslüman dünyada, hem de bizim ülkemizde değişik, tarikat,  cemaat, Parti ve Gurup  mensuplarının, adeta düşmanca eylem ve söylemlerden itina ile kaçınmaları ve uzak durmaları gerektiğini, her zaman ve mekanda ısrarla vurgulamamız gerekiyor  ...  !
Zira BİZ müslümanların kurtuluşu “ ALLAHIN ipine (Kur’an-ı mübine) sımsıkı sarılmaktan geçer.
•  Hepimiz çok iyi biliyoruz ki ;   Tasavvuf ve tarikatlar,  cemaatlar,  değişik radikal Guruplar, Vakıflar ve cemiyetler  Müslüman Dünyanın ve ülkemizin bir GERÇEĞİDİR ... !
Buraların mensubu müslümanlar da,  bu kuruluşların , ibadet amaçlı gönüllü müdavimleridir.  Eksikleriyle, hatalariyle, yanlışlariyle de olsa bu realiteyi hiçkimse inkar edemez !
Peki yapılacak şey nedir ?

•  Kesinlikle ihtilaf ve tefrikaya kapı aralamamak kaydiyle,  kırmadan, dökmeden, İnsanları incitmeden, yanlışları çok büyük de olsa yüzlerine vurmadan, Peygamberimizinn metoduyla,  Hakkı ve hakikatı anlatmaya devam etmeliyiz ..!

•  Evet,  günümüzde tarikat mensuplarından olup,
Tevhid İmanı esaslarından uzaklaşanların sayısı az değildir.   Bunlar şirk’e bulaştıklarının FARKINDA bile değiller ...  ! Onlara ;  Sen müslümanlıktan
çıkmışsın, müşrik olmuşsun deyip, tahrik etmekle hiçbir hayırlı sonuca varamayız !
Gittikçe inatlaşmasına ve daha kötü duruma düşmesine sebep oluruz ki, kaş yapayım derken, gözü çıkarmış oluruz ALLAH korusun.  Bunun yüzlerce ör-
neğine sürekli şahit oluyoruz!
• Doğrusu, tatlı bir dil ile bazen de lisan-ı hal ile, onların gönüllerine girmektir. Her insanın gönlü bir derya’dır !  Orada  meydana gelen olayları, kopan fırtınaları ALLAHTAN başka kimse bilemez !
Onun için uygun ortama göre hareket edip, o kardeşimizi içinde bulunduğu tehlikelerden, şirk ve nifak hastalığından uzaklaştırabiliriz !
Bunun dışındaki bütün yollar
kesinlikle çıkmaz sokaktır !
Sen elinden geleni yaptığın zaman, ALLAHIN inayeti kesinlikle yetişir. Çünkü bu ALLAHIN kesin va’didir !
 (Tarikat, cemaat ve cemiyetleri dış güçlerin, İngilizlerin  piyonları tarzında  lanse etmek asla doğru değildir ...!)
•  Yine aynı şekilde, özellikle 19. Asrın başlarından itibaren,  adeta bunalıma giren İslam ümmetini yeniden canlandırmak için “İSLAMDA İHYA HAREKETLERİ  başladı.Bu canlandırmanın ÖNCÜLERİ olan Müslüman, mücahid ve muvahhid alimlerimiz  ;
Afganistan-Hindistan-Mısır ve Uzak doğu bölgelerinde, Sömürgeci İngilizler tarafından sürekli sürgün sürgüne uğratıldılar  ...  ! Fakat onlar, hayatlarını ortaya
koydukları için  asla TAVİZ vermediler, geri adım atmadılar ! Ateşledikleri iman kıvılcımı gün geçtikçe büyüdü.  Emperyalist güçler O ateşi söndürmek için her yola başvurdular ve yeşeren İman ve İslam filizlerini ezdiler, Çiğnediler, ancak
 yeni filizlerin yeşermesini engelleyemediler ... !
Bu defa başka yollara başvurup,  bu Mücahit alimlerimizi  “İngiliz’lerin ajanı “ şeklinde lanse ettiler !
Maalesef, bazı müslümanları da buna inandırdılar ... ! YANi hem hayat hakkı tanımadılar, hem de ters yönden iftiraya maruz bıraktılar ! Bu gün hala bu iftiralara itibar eden müslümanlar var ?
Halbuki, bir mü’min ilim adamı hata  da yapabilir ...!
(K.Kerim, Peygamberler de dahil olmak üzere, HATASIZ İNSAN 'dan  bahsetmez....!)
Önemli olan Onun yaptığı hizmettir. Doğrular İslama, hatalar şahsa aittir !
•  İnsanlara önyargı ile bakmak doğru değildir. Fikir ve düşüncelerini dinleyip anladıktan sonra, doğrular kabulümüzdür, yanlışları kendisine bırakırız, olur biter ! En azından, aklımızı harekete geçirip kullanmamıza yol açıyor olabilir ! Bu da bir kazanımdır.
 “Kafası karışmayandan hayır gelmez. Karışmayan kafa,  çalışmayan kafadır. Kafa karışacak ama karışık kalmayacak,Hakikatı anlayıp durulacaktır."
 Ebu Hanife diyor ki  : Ehli kıble tekfir edilemez.” Herhangi bir ameli konuda farklı görüş beyan eden insanı,  ALLAH muhafaza  küfürle, sapıklıka itham etmek çok tehlikelidir !
BİR MÜSLÜMAN, NE KADAR BÜYÜK GÜNAH İŞLERSE İŞLESİN, NE KADAR
SUÇLU OLURSA OLSUN, ONU TEKFİR ETMEK MÜSLÜMANIN İŞİ OLAMAZ,
OLMAMALIDIR “ Çünkü, tevatür yoluyla BİZE intikal eden ve  “ kütüb-ü sitte “ nin tamamında yer alan Hadis-i şerifte ...  :
“Bir müslümanı tekfir edenin bu sözü, bütün semayı dolaştıktan sonra, eğer itham edilen kişi kafir değilse geri döner ve söylenin ÜZERİNDE
kalır ki bu tam bir felakettir." Bundan dolayı bu konuda çok hassas olmak elzemdir.
(Müslüman ilim adamlarını , dış güçlerin piyonu veya İngiliz ajanlığiyle suçlamak asla doğru değildir ... !)
Kaldı ki, bu iftiraları atanları çoğunun kendilerinin vazifeli Kişiler olduklarına Tarih şahitlik etmektedir  ...  !
•  Kişilerin tarikatları,  cemaatleri, cemiyetleri, klikleri, partileri- pırtıları......
asla DİN değildir !  Müslümanları bunlarla sınflandırmak büyük bir gaflettir, cehalettir  !
Hem bu dünyada, hem de ahirette son sözü Kur’an söyler : “ ŞÜPHESİZ  MÜ’MİNLER KARDEŞTİR .” Nokta.                   

Vesselam.



Bu yazı 130 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI