Bugun...


Şahin Kayaduman

facebook-paylas
MİLLETLERİN EN BÜYÜK GÜCÜ BİRLİK VE BERABERLİK RUHUDUR !
Tarih: 17-02-2021 23:52:00 Güncelleme: 17-02-2021 23:52:00


     Ünlü Tarihçi İbn Haldun

“el-Mukaddime “ isimli meş-
hur eserinde diyorki  : ‘Millet-
lerin bekasının ve Devletlerin
uzun ömürlü olmalarının te -
minatı, onların  BİRLİĞİDİR ..!’
    Bu tarihi hakikatın en güzel
örnekleri de, İslam Tarihi için-
de mütalaa ettiğimiz devlet-
lerdir. Asr-ı Saadetten bu gü-
ne kadar kurulan  devletler ve 
milletlerin hiçbirinde, toplu-
mun tamamı  aynı ırk, dil, din
ve mezhep ‘e mensup olma-
mıştır  ...  !    Etnik ve kültürel 
farklılık, zenginlik  olarak  ka -
bul edilmiştir !
    Ülkeleri idare etmeye talip 
olanların, birtakım iktidar ol -
ma veya saltanatlarını devam 
ettirme  hırsıyle,  arzusuyla, toplumu ayrıştırmaları, öteki-
leştirmeleri ...,  hem kendileri-
nin, hem de  DEVLETİN  mu -
kadder akibetini hazırlamıştır.
   Kendileriyle iftihar ettiğimiz
Ecdadımıza  dönüp   baktığı-
mızda  çok muazzam bir yö-
netim  anlayışı ve tarzı  gör-
mekteyiz  ...  !
     * Sadece iki yıl Delet Baş-
kanlığı  yapan  Hz. Ebubekir,
Peygamberimizin vefatından 
hemen sonra, İslam coğraf -
yasının her tarafında başla -
yan  “ Devlete vergi vermeme
ve irtidat (dinden dönme) is-
yanları”nı, kısa sürede orta-
dan kaldırdı ki  ;    Bu isyanlar bugün kü,  PKK fitnesinden daha küçük değildi  ...  !
O günün imkanları ile böyle büyük bir başarıyı ancak ve ancak  Resulullahın Halifesi 
kazanabilirdi  !
Daha ilk defa, isyancıların ü-
zerine gönderilen İslam Or-
dusunun önünde,  atına bin-
miş, harekete geçen Hz. Ebu-
bekir yer almıştı !  Ancak Hz.
Ömer O’nu Medinede kalma-
ya ikna edebildi !
     *  İspanya  yarımadasında sekiz asırlık bir uygarlık kuran 
Endülüs Emevileri, Ülkelerin-
den sürüldükleri zaman, tam
Yirmibeş  devletçik ‘e  bölün-
müşlerdi  ...  ? 
       Dolayısıyla, DEVLETİN bekası için, hiçbir şey Toplu-
mun birlik ve beraberlik duy-
gularını güçlendirmekten da-
ha önemli değildir !
       Birtakım geçici menfaat- 
lar için,  toplumu  ayrıştırmak,
ötekileştirmek, cepheleşme,
çok tehlikeli ve  sonu meçhul 
olan hareketlerdir,  Ülkesini  seven insanların   tutum ve davranışları olamaz, olmamalıdır !
    * Bu topraklar üzerinde ya-
şayan  Seksen üç milyon in -
sanın tamamı ;  Alevisi - sün-
nisi - kürdü - türkü- arabı -
sağcısı - solcusu ... bu mille -
tin mensuplarıdır, bu ülkenin
vatandaşlarıdır !  Asla ve kat’a
ayrımcılık yapılmamalıdır !
    Her önüne gelene terörist damgasını vurmak doğru bir 
davranış değildir !
    Terörist :  Eline  silahı  alıp, DEVLETİN güvenlik güçleri ile
çatışan eşkiyadır !
       Hoşumuza gitmese de ,
fikirlerini yazıya döken İnsan-
ları teröristlikle damgalamak,
bu ülkeye yapılacak en büyük 
kötülüktür !   Zira Demokrasi-
kerin en önemli vasfı, inanç ve ifade özgürlüğüdür !
   28 Şubat dönemi zorbaları-
nın, baş örtüleriyle derse gir-
mek isteyen kız çocuklarına terörist damgası vurmaları ,
kelimenin en hafif anlamlıyla 
bölücülüktür !  İnsan hakları ve özgürlükleri ayaklar altına 
almaktır !   Onların başörtüsü 
mücadelesi  vermeleri en do-
ğal insan hakkıdır  !
    * Mısırdaki Darbeci Sisinin, İhvan  mensuplarına  reva gördüğü  Zülüm ve  onbinler-
ce insanı  hapishanelere dol -
durması karşısında, toplumun
sessiz kalması,   o toplumun zülüm toplumu olduğunun en
bariz özelliğidir !    Zira  ;
“ Kur'an'a göre,  İçindeki zalimlerin zulmüne tepki göstermeyen toplum, ZÜLÜM 
TOPLUMU 'dur."
Bir diktatörün, alnı secdeli in-
sanları hapishanelere doldur-
ması onları terörist yapmaz ..!
 İktidarın güdümündeki ya-
zılı ve görsel medyanın,  algı 
bombardımanın tesiriyle hal-
kın  gözünde şeytanlaştırılan ve ve terörist olduklarına inandırılan  “ İHVAN-I MÜSLİ-
MİN TEŞKİLATININ”üyelerinin
teröristlikle ne alakası var !
Onlar, zalimlerin zülmüne uğrayan bir mazlumlar toplu -
luğudur  ...  !
       Bu zülmü yapan Sisi’nin, beş vakit  namaz kılması, eşi-
nin çarşaf giymesi hiçbir şeyi
değiştirmez !      En fazla ismi
secdeli Zalim olur  ...  ?
       Dolayısıyla, bugün Mısır halkının birlikteliği sözkonusu 
olabilir mi ? Halkının yarısını karşısına alan bir yönetimin uzun ömürlü olması mümkün 
değildir ! Zaten zülüm payi -
dar olmaz ! İbn-i Haldun ‘un ifadesiyle, ayrıştırılmış top -
lumların, sistemlerin, rejimle-
rin ömrü de uzun olmaz !
      * Bütün Peygamberler, geldikleri  toplumu sahiplenmişler,  Toplumda hiçkimseyi, dışlamamış,  ötekileştirmemiş, aşağıla-
mamış,  horlamamış, hakaret etmemiş, şeytanlaştırmamış,  nefret ettirmemiş, kazanmaya 
Çalışmış ve tümünü kocakla -
maya çalışmışlardır.... !"
        * Tam 623 sene hüküm süren  Devlet-i Osmaniye’nin 
25 milyon km.2’yi geçen top-
rakları üzerinde, 30’dan fazla 
etnik gurup yaşamaktaydı. İs-
lamın  güler  yüzü ve  Adaleti,
bu insanları bir arada tutmaya 
ve Devletleriyle, milletleriyle onur duymaya  yetiyordu  ...  !
Erbabının malumudur, bu gün 
kanayan bir yara ve kaynayan bir kazan olan Kudüs- Filistin bölgesinde, bir manga asker-
le,  dört  asır nhuzur ve barışı sağlayan DEVLETİN adı Os -
manlıdır !  Çünkü hangi etnik 
yapıya, dine, mezhebe men -
sup olursa olsun, bu toprak -
ların her ferdi ülkesi ve mille -
tiyle onur duymaktaydılar !
    Sözün özü, Halkın birlik ve
beraberlik  duygularını  güç -
lendirmek, herşeyden önce toplumun içbarışını sağlamak,
milleti  huzur ve barış içinde 
yaşatmak, yöneticilerin ilk ve
en önemli görevidir !
                            Vesselam.



Bu yazı 215 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI