Bugun...


Zekeriya İyilik

facebook-paylas
KABRİSTAN VE MEZARLAR
Tarih: 07-04-2021 22:29:00 Güncelleme: 07-04-2021 22:29:00


KABRİSTAN VE MEZARLAR
 

Namazı kıldıran hoca huzursuz gözü hep tabutta

Olur ya dirilir mi bu kadar yalandan sonra mevta

 

İyi bilirdik diyenlerde yalanın bini bi para kimin umurunda

Tabutun içindeki ise kendi canının derdinde

 

En büyük kötülüğü de iyiliği de kendine yapıyor

İnsan oğlu nasıl da kendisini kandırıp, aldatıyor

 

Beyaz gömleği giyince idam mahkumu misali yolculuk başlıyor  

Gidenler musalla taşından birer, birer gönderiliyor

 

Kalanlar sıranın kendilerine geldiğini gayet te iyi biliyorlar

Ağlayanlar dövünenler hepsi artist resmen rol yapıyorlar

 

Bağlanmış çeneler kapanmış gözler eller çaresiz yana düşmüş

Ümit treni çoktan o istasyondan ebediyete göçmüş

 

Yokun bile yok olmadığının, olmayacağının delilleri

Kavuklu, başörtülü mezar taşları geleceğimizin dilsiz hatipleri

 

Birer öğretmen mezar taşları bıkmadan usanmadan anlatıyorlar

İsim adres vererek geleceğiniz yer burası diyorlar

 

Doğuranlar ve doğurulanlar mezarlıklarda buluşuyorlar

Böylece Doğmamış ve doğurulmamış olan Allah’ı tasdik ediyorlar

 

Her mezar taşı bir öğretmen kelimesiz dilsiz konuşuyorlar

Ölümsüzlük ve bekanın yalnız Allah’a ait olduğunu haykırıyorlar

 

Kapaklar bir açılsa mezarların dehşetini insanlar görebilseler

‘Lem yelid ve lem yuled’ in sahibine secde edecekler

 

Kaç yıl yaşarsa yaşasın insan, mezarlık son durağı olacak

İnsan ve cinden başkası Allah’la muhatap olmayacak

 

İnsandan başkasına verilmemiş mezar nimeti

Bu en güzel bir şekilde yaratılmış olmanın hikmeti

 

Cennet cehennem sorgusu yalnızca insanlara

Çöpe atılmak yerine bu sebeple konuluyoruz mezarlara

 

Son sözler donmuş mezar taşları korkudan kaskatı kesilmişler

Ölüm melekleri canlarını alınca ahiret yurduna göçmüşler

 

 

Adı adresi ile hiçbir yanlışa meydan verilmeden ulaşmış

Adrese teslim mevtalar meleklerle ayrılan yerini bulmuş

 

Mezar ve mezarlıklar geride kalanlar için neler, neler anlatıyor

İçlerinde kopan kıyametleri insanoğlundan saklıyor

 

İnkârın ne demek olduğunu bilebilse bir insan ne mi yapar

Vücudundaki asi kılları cımbızla teker teker çekip eliyle sobada yakar

 

Ayrım yapmadan gelenlere bağrını açan toprak ana

Rengini ırkını sormuyor boylu boyunca yanına uzanana

 

Türk müydün Kürt müydün Arap mıydın diye bir soru yok

Peygamber Nuh’un oğlu bile olsan azaptan kurtuluş yok

 

Ömür hikayesi son bulduğunda uykudan uyananlar anlayacaklar

Zengin fakir bir tabut birkaç metre bezle yolculanacaklar

 

Hiçbir yanlışlığı olmadan her fani meleklere teslim edilecek

Seneyi seneye ayı aya günü güne ekleyerek mahşeri bekleyecek

 

Şehirlerin içindeki kabristanlardaki ölüler

Alelacele koşuşup duranlara taaccüple bakıp gülmektedirler

 

 

Çeneler düşmüş dişler sarının sarısında kilitlenmiş

Sesler soluk kesmiş nefesler bitmiş tükenmiş

 

Mezarların içi ayrı bir alem gözler topraklarla dolmuş

Her mevtanın mahşeri kendi mezarının ortasında kurulmuş

 

Bir yorgan misali toprağı üstüne çeken altına girmiş

Her kabirde amellerine göre ayrı ayrı mahkemeler kurulmuş

İslam düşmanlarının yanında başka sayacaklarımızda var

Yerli malı gavurlarda bu kardeşleri ile cehennemde buluşacaklar

 

Hz. Muhammed’i Kuran’ı Hakim’i inkarın bedeli en ağır suç

Müminin günahı ise Allah’u azim şanın merhametine kalmış

 

Mezar taşı hangi nakkaş mermerci seni işledi de bu hale geldin

Dibinde kopan kıyametleri bize de söyleyebilseydin

 

Belli ki dilini yutmuşsun korkudan taş gibi donmuşsun

Mezar taşı kaderin bu mu senin lal olup sus pus olmuşsun

 

Hayatla berzah arasındaki son durak

Mezar kapısından içeri girildiğinde son bulacak

 

 

Mutlak akıbet herkes her şeyin nasibi bu olacak

Binlerce yıl ömrü olanda bu hakikatle tanışacak

 

Gidenlere gözyaşı döküp ağlayıp dövünenler

Sıraları gelince tıpış, tıpış o tabuta binecekler

 

Tası tarağı toplayıp aramızdan ayrılıp gidenler

Her biri bir hatip hazırlanın diye bizi ikaz etmektedirler

 

Laleteyni ah keşke İnsanlık serüvenim buraya kadarmış

Uykudan uyanınca hesabını vereceğimiz bir tiyatro imiş

 

Kuran hizmetkarları vaadi ilahiye koşa koşa gidecekler

Bir yalnızlık şarkısı tutturup elhamdülillah diyecekler

 

Mezarlar dünya hayatının şahitleri olarak geleceğe kalacaklar

Alemlerden gelenlere zamanında bir dünya olduğunu anlatacaklar

 

Dünya hayatı bir rüya alemi, rüyada gördüklerine uyananlar

Uykudan uyanınca hayırdır inşallah diyecekler

 

Çenelerdeki bağları meleklerden önce yılanlar akrepler açmış

Hristiyan haçlı Ermeni Yahudi münkirlerin elleri ayakları bukağılanmış 

 

Bu satırlardan sonra kalemi kağıdı öptüm

Bunları yazmamı nasip edene secde edip diz çöktüm



Bu yazı 162 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI